1981 Kıtalararası Kupa Finali: Flamengo-Liverpool

Avrupa’nın en büyüğü, Güney Amerika’nın en iyisine karşı. Real Madrid’i yenerek son 5 senedeki 3. Avrupa şampiyonluğunu kazanan İngiliz ekibi, karşısında bu kadar iyi bir takım bulacağını beklemiyordu. Haydi birlikte bu müthiş maçı hatırlayalım.

Okumaya devam et “1981 Kıtalararası Kupa Finali: Flamengo-Liverpool”

1970 Kıtalararası Kupa Finali: Estudiantes-Feyenoord

İlk Maç

Buenos Aires’de oynanan Estudiantes-Feyenoord eşleşmesinin ilk maçı, Kıtalararası Kupa Finallerinin en iyilerinden birisi olarak tarihe geçmişti. Bunun en önemli sebebi, erken gelen goller ve deplasman  takımının hücum futbolu ile oynamayı tercih etmesiydi.

İlk 10 dakikada Feyenoord 2-0 geriye düşmüştü. Yıllar sonra Arjantin’in başında Dünya Kupası’nı kazanacak olan Carlos Bilardo’nun kullandığı serbest vuruşta Treytel topu elinden kaçırmış, Echecopar da boş kaleye topu yollamıştı.

İlk golden 5 dakika sonra sahneye bizim kuşağın yakından tanıdığı Juan Sebastian Veron’un babası Juan Ramon Veron çıkmış, kullanılan köşe vuruşunda topu ağlara yollamayı başarmıştı. İkinci golde de Treytel’in hatası vardı. Hollandalı taraftarlar kalecilerine büyük öfke duymuş olmalı.

Sonuç bu kadar erken Estudiantes lehine olunca, Feyenoord da tamamen hücuma odaklanmaktan başka çare bulamamıştı.

Arjantin takımı gücünü güzel futboldan almıyordu. Zaman geçirme, hakeme itiraz, sert fauller, rakibi öfkelendirme vb taktiklere sık başvuruyorlardı. Bu sayede oyunu soğutup rakibin de temposunu düşürüyorlardı. Bununla birlikte, rakibin tehlikeli oyuncularını marke etmede başarılı oldukları söylenebilirdi. Ancak o gece Feyenoord’un İsveçli hücumcusu Kindvall’ı durdurmakta çok zorlanmışlardı.

Estudiantes hücumda duran toplardaki becerilerine güveniyordu. Conigliaro, Pachame ve Echecopar gibi oyuncuları hücumda hareketli olmaya gayret ediyordu ama bu, sonuca etki etmiyordu. En büyük tehditleri, 2 golü de buldukları duran toplardan gelmişti. Kanatta görev yapan Veron, takımın en yaratıcı oyuncularından birisiydi ancak maça 100% hazır çıkmamıştı ve formunun altındaydı.

Feyenoord tarafına geldiğimizde, 21. dakikada Estudiantes ceza sahasına doldurulan topa harika bir kafa vuruşu yapan Kindvall takımının ilk golünü atmıştı. 2. yarıda da takımın beyni Van Hanegem sahneye çıkmış, skoru eşitlemişti. Yıldız oyun kurucu, sakin oyunuyla Feyenoord’u yeniden maça dahil ederken, Kindvall ile iyi bir uyum gösteren Avusturyalı orta saha Hasil de ona yardımcı oluyordu.

Kindvall takımının ilk golünü atıyor

Topu daha iyi kullanan taraf Hollanda ekibiydi. Arjantinlilerle aralarında önemli bir klas farkı olduğu ortaya çıkmıştı.

2-2 biten maçın sonunda her iki ekibin teknik direktörleri şu açıklamaları yapmıştı:

Ernst Happel (Feyenoord): Rakibin savunması açık verdi ve maç boyunca gerekli önlemleri alamadılar. Açıkçası hiçbir oyuncuları beni etkileyemedi, belki de kötü bir günlerindeydiler. Biz ise, 2-0 geriye düşmemize rağmen asla oyun planımızdan vazgeçmedik.

Osvaldo Zubeldia (Estudiantes): Bu sezonki en kötü maçımızı oynadık. Takımın tamamı kötüydü ve bir oyuncu dışında tüm savunmamı değiştirmek istedim. Feyenoord iyi bir ekip ve buna hazırlıklıydık. Onların da bizim gibi oynayacağını düşünmüştük. Atılan 4 gol de savunma hatalarından geldi.

Estudiantes: Errea, Pagnanini, Spadaro, Togneri, Malbernat, Bilardo (Solari), Pachame, Echecopar (Rudzki), Conigliaro, Flores, Veron.

Feyenoord: Treytel, Romeijn, Israel, Laseroms, van Duivenbode, Hasil, Jansen, van Hanegem (Boskamp), Wery, Kindvall, Moujlin.

İkinci Maç

“Kimseden korkmamıza gerek olmadığını söylemiştim size.” Bu sözler, eski Avusturyalı milli futbolcu, şimdi ise Feyenoord’un başında yer alan Ernst Happel’in ağzından kupa finalinin ikinci ayağının sonunda çıkmış.

Ernst Happel Rotterdam’da 67 bin kişinin önünde oynanan ve birçok Avrupa ülkesiyle İsrail ve Arjantin gibi yerlerde canlı izlenen maçın sonunda sakinliğini koruyordu. Aslında Happel her zaman sükunetini korurdu çünkü o böyle bir adamdı. Yaptıklarıyla övünmez, ama çalışmasını başarıyla sürdürürdü.

Geçen sezon Celtic’e karşı oynadıkları Avrupa Kupası finalinden önce rakiplerini yeneceğini söylemişti Happel. Celtic’i izlemiş ve rakibinin zayıf noktalarını çok iyi analiz etmişti.

Estudiantes’i izleme şansına sahip olamasa da elde ettikleri videolardan yararlanmaya çalışmış, Arjantin futbolu hakkında arkadaşlarından görüş almıştı. Buenos Aires’de 2-2 biten maçın sonunda ise Feyenoord’un kupayı kazanacağından emindi.

Estudiantes ilk maçta alışkın olduğumuz “kirli oyunu” oynamamıştı. Adeta taraftarlarına istediklerinde ne kadar sportmen olabildiklerini göstermişlerdi. Maç Hollanda’da öğlen 1’de yayınlanmıştı. Hollandalılar ekranın karşısına geçtiğinde, sert oyunuyla nam salmış Estudiantes’i izleyince şaşkınlığa uğramıştı. Ortaya konan, son derece normal bir futboldu.

Ancak ikinci maçta Estudiantes kirli kimliğine yeniden bürünmüştü. Her fırsatta oyunu bozmaya ve Şilili hakemi etkilemeye çalışmışlardı. Feyenoordlu oyunculara karşı da gerek tekme gerek dirsek darbeleriyle oldukça sert bir oyun sergilemişlerdi.

Arjantin ekibi ikinci maça ilk maçta oynamayan 3 oyuncuyla çıkmıştı. Değişikliklerden birisi kalede olmuştu: Kötü şöhretli Poletti’nin cezası devam ediyordu. İlk maçta Errea’ya kızan Zubeldia, onun yerine 21 yaşındaki kaleci Pezzano’yu koymuştu.

Söz konusu kaleciler olduğunda Feyenoord kalecisi Treytel de radardaydı. İlk maçta çok önemli bir hata yapan kaleci için Happel sert sözler kullanmamayı seçmişti: “Herkes hata yapabilir. Rotterdam’da bunları yapmayacak. Hatta eminim ki evimizde gol de yemeyecek.” Treytel de hocasının kendine olan güvenini boşa çıkarmamış, Arjantinlilerin tüm ataklarında kalesini korumayı başarmıştı.

Maçın tek golü Feyenoord’dan gelmiş, oyuna sol açık Mouljin’in yerine giren ve o ana dek A takımda 90 dakika maça çıkmamış olan Joop van Daele, füze gibi bir şutla takımına kupayı getirmişti.

Joop van Daele

Estudiantesli oyuncular gole yoğun bir şekilde itiraz ediyordu. İtirazlarının sebebi, golü atan van Daele’nin gözlük takmasıydı. Bunun kurallara aykırı olduğunu düşünüyorlardı.

O dakikadan sonra Arjantinliler şiddetin dozajını daha da artırmıştı. Hatta öfkeleri öyle büyüktü ki, Pachame, van Daele’nin gözlüğünü ele geçirmiş ve ikiye ayırmıştı.

Maçın geri kalanında sahayı net görmekte zorlanan genç oyuncu, tüm olumsuzluklara rağmen oyununu oynamış ve takımına kupayı getirmişti. Tabi Rinus Israel’in yönettiği savunmayla Treytel’in kaleci performansını da unutmamalı.

Maçtan sonra Happel ve genel menajer Brox sırlarını açıklıyordu: Arjantinlilerin sadece sertlik yaptıklarını görünce, eğer maçta gol olmayıp Madrid’de oynanacak 3. maça kalsaydı iş, bu maçı oynamayı reddedeceklerdi.

“Aynı sebeple Moulijn’i de oyundan çıkardım. 33 yaşında olmasına rağmen formunun zirvesindeydi. Onu bir hastane odasında ziyaret etmek istemedim.” diye açıklamış Happel.

Feyenoord: Treytel, Romeyn, Israel, Laseroms, van Duivenbode, Hasil (Boskamp), van Hanegem, Jansen, Wery, Kindvall, Moulijn (van Daele).

Estudiantes: Pezzano, Malbernat, Spadaro, Togneri, Medina (Pagnanini), Bilardo, Pachame, Romeo, Conigliaro (Rudzki), Flores, Veron.

Not: Bu yazı, World Soccer Ekim 1970 sayısında yayınlanmıştır.