17 Eylül 1989 Napoli-Fiorentina Maçı

Roberto Baggio ve Diego Maradona. Dünyanın gördüğü en özel futbolculardan ikisi. Serie A’nın en iyi döneminde bizlere futbol resitali sunan bu iki oyuncunun karşılaşmalarından birini anlatacağım size. Maçın yıldızı İtalyan olmasına rağmen sonunda gülen taraf Arjantinli ve arkadaşları olacaktı.

Okumaya devam et “17 Eylül 1989 Napoli-Fiorentina Maçı”

19 Nisan 1989 Bayern Münih-Napoli Maçı

Almanya’da oynanan, 1988-89 sezonu UEFA kupası yarı final rövanş maçı. İlk maçı Napoli 2-0 kazanmıştı. Almanların turu geçmesi için çok iyi bir futbol oynaması gerekiyordu fakat rakip güçlüydü.

Okumaya devam et “19 Nisan 1989 Bayern Münih-Napoli Maçı”

Tanrının Eli – Futbolun Kayan Yıldızı Diego Maradona’nın Yaşamı

Jimmy Burns tarafından yazılmış, Diego Maradona’nın futbolcu kimliğinin arkasında saklı olanların anlatıldığı bir biyografi. Arjantin’in varoşlarından ticarileşen futbolun en yüksek noktalarına ulaşan bir futbolcunun hikayesi…

Küçük bir çocukken yeteneğiyle herkesi büyüleyen Diego,  henüz 17 yaşından gün almamışken, kulübü Argentinos Juniors ile ilk lig maçına çıkıyordu. Diktatörlüğün gölgesinde geçen yıllar içinde Dünya şampiyonu olmayı başaran Arjantin kadrosuna alınamadığı için ağladığında henüz 18 yaşındaydı. Profesyonel olmasıyla ailesinin geçim yükünü sırtlamaya başlayan Diego, etrafında yer alan insanların fazlasıyla etkisinde kalmaya başlayacaktı. Önce İspanya’ya, daha sonra İtalya’ya gidecek ve etrafında insanlardan oluşturduğu surlarını yanında götürecekti. Sakatlanma eğilimi göstermeye başlamasıyla birlikte, bu insanların arasına kendilerini modern tıbbın alternatifi olarak gören kişiler dahil olacaktı. Gece hayatına düşkünlüğü, uyuşturucu alışkanlığı ve yanlış tedavi yöntemleri, Diego’yu kaçınılmaz sona her gün biraz daha yaklaştırıyordu. Kariyeri boyunca çok büyük başarılar kazanmış olsa da, yaşamını daha farklı şekillendirmeyi başarabilseydi, bu kitap çok farklı bir etki bırakabilirdi biz okuyucularda. Yazar kitabın sonunda onu hem çok sevdiğini, hem de ondan nefret ettiğini belirtiyor. Ben ise, Diego’yu sadece sahadaki haliyle hatırlamayı tercih ediyorum.