Hollandalı Sihirbaz: Wesley Sneijder

Türkiye’ye gelen en iyi 10 numaralardan biri olan Wesley Sneijder, Türk futbolseverlere sayısız güzel an yaşattıktan sonra Galatasaray’dan bu yaz ayrıldı. Birkaç yıl önce verdiği bir röportaj, onun hayatından kesitler sunuyor. İlgilenenlerin aşağıya bakmasını tavsiye ederim.

Okumaya devam et “Hollandalı Sihirbaz: Wesley Sneijder”

15 Haziran 2003 Celta Vigo – Real Sociedad Maçı

La Liga’da 2 lig şampiyonluğu bulunan Real Sociedad, bu başarılarını 1980/81 ve 1981/82 sezonlarında elde etmişti. O günlerden beri 1987/88 sezonundaki ikinciliği hariç, (o sezon galibiyetlere 2 puan verilmesine rağmen şampiyon Real Madrid’in 11 puan gerisinde kalmışlardı.) şampiyonluk yarışının içinde kendini bulamamıştı bu güzel Bask ekibi, ta ki 2002/03 sezonu gelesiye dek…

Okumaya devam et “15 Haziran 2003 Celta Vigo – Real Sociedad Maçı”

2. Ligden Lig Şampiyonluğuna Mucizeyi Gerçekleştirenler

Büyük liglere baktığımızda, şampiyonlukların genellikle belli başlı takımlar tarafından kazanıldığını görürüz. Örneğin İtalya’da 6 sezondur Juventus, Almanya’da ise 5 sezondur Bayern Münih şampiyon. Ancak bu, her zaman böyle olmuyor. Tarihte öyle şampiyonluklar oldu ki, şampiyon olan takımların oyuncuları dahil kimse şaşkınlığını gizleyemedi. Bu yazımda 2. ligden gelir gelmez lig şampiyonu olan takımlara değinmeye çalışacağım.

Okumaya devam et “2. Ligden Lig Şampiyonluğuna Mucizeyi Gerçekleştirenler”

Ballon d’Or Kazanan Tek Stoper: Fabio Cannavaro

“Scugnizzo” Fabio Cannavaro, 90’lı yıllarda çocukluğunu yaşamış futbolseverlerin gözünde en iyi stoperlerden birisiydi. Dünyada yılın futbolcusu ödülünü kazanan tek stoper olan Cannavaro’yu anmak biz futbol romantiklerinin boynunun borcu sayılır. Haydi hep birlikte bu muhteşem defansı hatırlayalım.

Okumaya devam et “Ballon d’Or Kazanan Tek Stoper: Fabio Cannavaro”

Angelo Di Livio – “Soldatino”

“Soldatino” (küçük asker) lakabı, onun hakkında çok şey anlatıyor. Öyle ki tüm kanat boyunca yorulmak bilmeden koşar, sahayı terk edesiye kadar vücudu terden sırılsıklam olurdu. Bir teknik adamın ihtiyaçlarına her koşulda uyum sağlayabilirdi: sağda, solda, önde, arkada, hem ofansif hem de defansif kanatta görev yapabilirdi.

Okumaya devam et “Angelo Di Livio – “Soldatino””

Real Madrid’in Almanya Kabusu

Birçoğumuz için Avrupa Kupaları dendiğinde akla ilk gelen yabancı takım Real Madrid olsa gerek. Toplamda 13 kez herhangi bir Avrupa Kupası’nı müzesine götüren ekip, bu yolda bir Orta Avrupa ülkesinden gelen takımlara karşı oldukça zorlu mücadeleler yaşadı. O ülke, Bayern Münih, Borussia Mönchengladbach, Borussia Dortmund ve Hamburg gibi takımların geldiği Almanya.

Okumaya devam et “Real Madrid’in Almanya Kabusu”

16 Mart 2017 Beşiktaş-Olympiakos Maçı

Yunanistan’da 1-1 biten maçın rövanşında, UEFA Avrupa Ligi’nde çeyrek finale kalan takım, dün geceki performansın ardından temsilcimiz Beşiktaş oldu. Gelin kısaca dünkü maçı yorumlayalım.

Okumaya devam et “16 Mart 2017 Beşiktaş-Olympiakos Maçı”

1978 Dünya Kupası Finali: Arjantin-Hollanda

Dünya Kupası tarihinin en tartışmalı turnuvalarından birinde, ev sahibi Arjantin ile 74’ün romantik ikincisi Hollanda karşılaşmıştı. Cuntanın gölgesinde geçen turnuvada sonuç, Arjantin’in lehine olacaktı.

Okumaya devam et “1978 Dünya Kupası Finali: Arjantin-Hollanda”

52′ Olimpiyat Finali: Macaristan-Yugoslavya

Macaristan, Yugoslavya ve Olimpiyatlar…Bu üçlü yan yana geldiğinde, sporu yakından takip edenlerin aklına ilk olarak su topu geliyor olmalı. Bugüne dek erkekler su topu dalında en fazla madalyaya ulaşan iki ülke, 52′ Helsinki Olimpiyat Oyunları’nda futbolda da altın madalya için karşı karşıya gelmişti.

Okumaya devam et “52′ Olimpiyat Finali: Macaristan-Yugoslavya”

Hamburg’un Zafer Dolu Yılları

Geçmişte kazanılan zaferlere alışmış taraftarlar, uzun zamandır eski günleri yad etmekle yetiniyor. Avrupa veya Bundesliga şampiyonluğu olmadan geçen 30 yıl! Bu sürede elde edilen tek ulusal kupa başarısı, taraftarların eski günlere dönme hayalini taze tutuyor.

Okumaya devam et “Hamburg’un Zafer Dolu Yılları”