Julian Nagelsmann: Bundesliga’nın En Genç Teknik Adamı

Bundesliga tarihinin en genç teknik direktörü, Hoffenheim’ın 29 yaşındaki menajeri biraz taktik, biraz sosyal beceri ve birkaç galibiyetle dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Okumaya devam et “Julian Nagelsmann: Bundesliga’nın En Genç Teknik Adamı”

25 Kasım 2003 FC Internazionale-Arsenal Maçı

İngiltere’de 3-0 kazanan Inter, kendi sahasında Arsenal’i ağırlıyordu. Bu maçta, sezonu ligde namağlup tamamlayacak olan İngiliz ekip “The Invincibles” kimliğini ortaya koyacaktı… Okumaya devam et “25 Kasım 2003 FC Internazionale-Arsenal Maçı”

7 Nisan 2004 Deportivo La Coruna-AC Milan Maçı

Son Avrupa şampiyonu Milan, müthiş bir avantajla Deportivo deplasmanına konuk olmuştu. Aranızda mucizelere inanmayan var mı? Bence bu maçı izlemelisiniz…

Okumaya devam et “7 Nisan 2004 Deportivo La Coruna-AC Milan Maçı”

25 Kasım 1992 FC Porto-PSV Eindhoven Maçı

1992/93 sezonu Şampiyonlar Ligi B grubu ilk maçında, Portekiz ekibi Porto, kendi sahasında güçlü PSV Eindhoven ile karşı karşıya geldi. 80’li yılların sonlarında Avrupa şampiyonu olmuş bu iki takım, yine güçlü kadrolarla mücadelesine devam ediyordu. Size bu iki güçlü ekibin karşılaşmasını kısaca anlatmak istiyorum.

Okumaya devam et “25 Kasım 1992 FC Porto-PSV Eindhoven Maçı”

Macarların 2. Altın Kadrosunun Yıldızlarından: Janos Farkas

Janos Farkas ismini duyduğunuzda, aklınıza ilk gelen sahne, Goodison Park’da Macaristan ile Brezilya arasında oynanan 1966 Dünya kupası grup maçı olma ihtimali çok yüksek. Oyun 1-1 devam ederken, Farkas, Ferenc Bene’nin sağdan açtığı ortayı, müthiş bir zamanlama ve tekniğin birleşimi olan volesiyle tamamlamış ve belki de kupanın en güzel gollerinden birisi atmıştı. Bu golle ülkesinde yıllardan beri büyük bir yıldız olarak kabul edilen Vasaslı futbolcu, dünya vitrinine de önemli bir adımla yükselmiş oldu.

Okumaya devam et “Macarların 2. Altın Kadrosunun Yıldızlarından: Janos Farkas”

Arjantin’in Son Gerçek 10 Numarası: Juan Roman Riquelme

10 numaralı formanın Juan Roman Riquelme’nin hayatındaki yeri apayrı olmalı. Formasının arkasında yazılı olan numara, onu tanımayanlara bile oyun tarzını açıklayabilir. Günümüzde bu kalitede pek fazla rastlanmayan ve belki de ofansif orta saha oyuncularıyla meşhur Arjantin’in son büyük ve gerçek 10 numarası olan Riquelme, fiziksel güçten ziyade oyun zekasıyla ön plana çıkan, yaratıcı bir oyun kurucuydu. Bunun dışında, genç Roman, henüz 10 yaşındayken babasının yerel bir çetenin üyesi olduğunu öğrenmişti. Kısacası, 10 numara, milyonların hayalini süslerken, Riquelme’nin hayatının en önemli parçası haline gelmişti.

Okumaya devam et “Arjantin’in Son Gerçek 10 Numarası: Juan Roman Riquelme”

1997/98 Serie A FC Internazionale-AC Milan Maçı

Serie A 1997/98 sezonu 9. haftasında Milano şehrinin 2 dev takımı karşı karşıya geliyordu. Sezona müthiş bir başlangıç yapan Inter, ilk 8 maçında yenilgi yüzü görmezken, bu maçların 7’sini kazanmayı başarmıştı. Luigi Simoni’nin takımı, savunma ağırlıklı bir kadroya sahip olsa da, ileri uçtaki müthiş Brezilyalı sayesinde gol sorunu yaşamıyordu. 8 maçta toplam 20 gol atan Inter’de gollerin yaklaşık üçte birini Ronaldo atmıştı.

Okumaya devam et “1997/98 Serie A FC Internazionale-AC Milan Maçı”

Titanların Savaşı Bölüm 1: Cruyff vs Capello

2 futbol dehası, 1994 yılında Avrupa Şampiyonlar Ligi Finali’nde karşı karşıya gelmişti. 92’nin şampiyonu, Cruyff’un ustalık eseri Barcelona; 93’ün ikincisi, Capello’nun yenilmesi çok zor Milan’ı karşısına çıkmıştı. Tarihin en şok edici sonuçlarından birisi için bu maçı hatırlayalım.

Okumaya devam et “Titanların Savaşı Bölüm 1: Cruyff vs Capello”