10 Nisan 1991 Bayern Münih – Kızılyıldız Maçı

1990/1991 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası yarı final mücadelesinde Alman devi Bayern Münih ile Yugoslav Kızılyıldız karşı karşıya geldi. Münih’te oynanan ilk maç, Alman taraftarları büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Finale giden yoldaki ilk dönemeci birlikte anımsayalım.

1974-1976 yılları arasında 3 kez üst üste Avrupa şampiyonu olan Bayern Münih, Jupp Heynckes yönetiminde yeniden Avrupa’nın zirvesini hedefliyordu. İlk turlarda Apoel ve CSKA Sofya engellerini yedişer golle geçen Almanlar çeyrek finalde, 87′ finalinde yenildikleri Porto ile eşleşmişti. Almanya’da 1-1 biten maçın rövanşında Portekiz’de gülen taraf 2-0’lık sonuçla Bavyera ekibi olmuştu.

Kızılyıldız da önce Grasshopper’ı, daha sonra da Rangers’ı farklı geçerek çeyrek finalde Doğu Almanya’dan Dinamo Dresden ile karşılaştı. Yugoslavya’daki ilk maç 3-0 biterken, deplasmandaki maç 2-1 Kızılyıldız üstünlüğüyle devam ederken Dresdenli taraftarların olay çıkarması ve sahaya yabancı maddeler atması sebebiyle maç tamamlanamamış, akabinde Kızılyıldız 3-0 hükmen galip sayılmıştı.

10 Nisan 1991 tarihinde, nice müthiş karşılaşmalara ev sahipliği yapmış olan Münih Olimpiyat Stadı’na takımlar şu kadrolarla çıktı:

Bayern:

Aumann, Reuter, Pflügler, Kohler, Augenthaler, Effenberg, Bender, Schwabl, Wohlfarth, Thon ve B. Laudrup

Kızılyıldız:

Stojanovic, Radinovic, Marovic, Jugovic, Belodedici, Najdoski, Mihajlovic, Prosinecki, Pancev, Savicevic ve Binic

Her iki takım da sadece bir yabancıyla oynuyordu (Brian Laudrup ve Belodedici). Bayern’de 1990 Dünya Kupası finalinde kadroda olan 5, oynayan ise 3 oyuncu vardı. Kızılyıldız ise, 87’de Dünya Gençler şampiyonu olan Yugoslavya’da turnuvanın en iyi ismi seçilen Prosinecki ile 1990 Avrupa 21 Yaş Altı Şampiyonası’nda 2. olan Balkan ekibinden Prosi’nin dışında Savicevic ve Mihajlovic’e sahipti.

Oyuncuların genel dizilişi

Maçtaki ilk önemli pozisyonu 2. dakikada Bayern yakaladı. Serbest vuruşu hemen kullanan Alman ekibinde pası alan Wohlfarth, sert bir şutla kaleciyi avlamak istedi ancak Stojanovic topu kornere çeldi.

5. dakikada kaleyi oldukça uzaktan, sol çaprazdan gören bir yerde serbest vuruş kazandı Kızılyıldız. Topun başına yıldız oyuncu Prosinecki geçti. Tam direğin altından gol olmak üzereyken Beşiktaş’tan tanıdığımız Aumann son anda, sert gelen topu çelmeyi başardı.

Kızılyıldız’da hücumdaki oyuncular çok hareketliydi. Savicevic forvet arkasında dolaşırken, sağ açık Binic bir sağda bir solda yer alıyordu.

Bayern’de de Augenthaler’in oyuna katkısı göze çarpıyordu. “Kaiser” Beckenbauer’e benzer şekilde ileriye çıkmayı seven, oyunu geriden kuran bir libero rolündeydi.

23. dakikada Almanların golü geldi. Schwabl, Yugoslav savunmasının arasına yerden bir pas attı. Topu alan Thon, çok şık bir dokunuşla topu Wohlfarth’ın önüne bıraktı. Kaleciyle karşı karşıya kalan forvet de topu Stojanovic’in üzerinden aşırarak takımının ilk golünü atmış oldu.

Thon’un gol öncesi müthiş dokunuşu

31. dakikada Kızılyıldız çok önemli bir fırsattan yararlanamadı. Sağ çizgiden hızla ilerleyen Radinovic, karşısındaki Effenberg’i çalımladıktan sonra ortada Savicevic’i gördü. “Dahi”, zarif bir pasla, savunmanın arkasına sarkan Prosinecki’yi topla buluşturdu. Prosinecki topu arka direğe yolladı. Topla buluşan Binic istediği vuruşu yapamayınca, savunmaya çarpan top kornere çıktı.

33. dakikada bu kez Bayern önemli bir pozisyonu değerlendiremedi. Kızılyıldız savunması öne çıkıp pres uygulayınca, savunmanın arkasına atılan akıllıca pasla Effenberg pozisyona girdi. Ancak Alman oyuncu, içerde iki arkadaşı olmasına rağmen dar bir açıdan şut atmayı deneyince Bayern 2. golden oldu.

Heynckes, birkaç hafta önce 4. kez başına geçtiği Bayern’de ilk dönemini yaşarken.

İlk yarının sonuna doğru Kızılyıldız bir serbest vuruş daha kazandı. Bu kez topun başına, harika frikik golleriyle tanıdığımız Mihajlovic geçti. Usta sol ayak her zamanki güdümlü füzelerinden birini daha yolladı ama Aumann iyi bir refleksle gole engel oldu.

İlk yarı bitmek üzereyken Yugoslav ekibi Prosinecki ile ani bir atağa çıktı. Sağ kanattan topu süren yıldız, rakip yarı sahada savunmanın arkasına sarkmayı başaran Binic’e pasını yolladı. Müthiş hızıyla ceza sahasına giren Binic, topu arka direğe yolladı. Oraya koşan gol makinesi Pancev, güzel bir dokunuşla topu ağlara yolladı. Yugoslavlar topu kaptıktan sonra sadece 3 pasla gole ulaştılar.

Bayern 2. yarıda hücuma daha çok ağırlık vermeye başladı. Olimpiyat Stadı’nın atmosferini de düşününce, Kızılyıldız’ın işi 2. yarıda oldukça zor olacak gibi görünüyordu. Geride yalnızca 1 kişiyi bırakan Bayern’de (Bu kişi Kohler ya da Augenthaler oluyordu.) atağı, ileriye çıkan savunma oyuncusu başlatıyordu.

Kızılyıldız atak yaparken 2-1-4-1-2 dizilişine sahip olurken Bayern 4-3-1-2 ile savunuyor

Kızılyıldız hücumlarında en ekstrem yapı, 2-1-4-1-2 dizilişiydi. Sol bek Marovic ile Najdoski savunmanın en gerisinde yer alırken, dönemin en iyi liberolarından Belodedici, savunmanın biraz önünde görev yapıyordu. Orta sahanın merkezinde Jugovic ile Prosinecki oynuyordu. Top taşıma görevi daha çok Prosi’deydi. Sol kanatta, oyun boyunca pek fazla etkisini gösteremeyen Mihajlovic varken, sağ kanatta bekten hücuma çıkan Radinovic ter döküyordu. Onların önünde serbest oynayan Savicevic, topu alır almaz kaleye yöneliyordu. Forvetin sağında, sık sık kanada kayan Binic yer alıyorken, sol tarafta da takımın golcüsü Pancev görev bulmuştu.

Bayern savunması da katı fiziksel oyuna dayanıyordu. Bender, Effenberg ve Schwabl üçlüsü Kızılyıldız orta sahasına geçit vermemek için canla başla mücadele ediyordu. Kızılyıldız’ın tehlikeli sağ kanadı yüzünden Pflügler daha çok savunmada yer almak zorunda kalıyordu.

4-1-4-1 ile rakibini karşılayan Kızılyıldız’a karşı geride tek oyuncu bırakarak saldıran Bayern

Alman takımı atak yaparken de geride çoğunlukla Kohler’i bırakarak geri kalan tüm oyuncularıyla saldırıyordu. Augenthaler’in libero özelliği Bayern’in topa sahip olmasında önemli rol oynuyordu. Ayrıca, özellikle ilk yarıda oyunda daha çok görünen klas sağ bek Reuter de takıma büyük güç katıyordu. Merkez orta sahası rakibine nazaran fiziksel açıdan daha güçlü görünen Bayern’de Effenberg, orta sahayla hücum arasındaki geçişleri yönetiyordu. Forvetin arkasında görev yapan Olaf Thon, serbest oyuncu olarak oynuyordu ancak gol dışında önemli bir katkısı olmamıştı. Forvete geldiğimizde, oldukça hareketli bir ikili görüyoruz. Bilhassa Brian Laudrup’un hücum bölgesinde ayağını basmadığı yer kalmamıştı. Ancak ne kadar bastırırlarsa bastırsınlar, Kızılyıldız’ın sert savunmasını geçmeyi başaramadılar.

Kızılyıldız rakibini ilerde tek oyuncu Pancev, arkasında çizgi halinde dörtlü Binic, Savicevic, Prosinecki ve Mihajlovic ile karşılıyordu. Arkada, “holding midfielder” rolünde Jugovic görev yapıyordu. Savunma dizilişi maç içinde sürekli değişen Kızılyıldız’da savunmanın ortak noktası, rakibe önde sert baskı uygulamaktı. Bu taktik, birkaç pozisyon hariç işe yaramış ve Bayern’in hücum gücünü azaltmıştı.

Kızılyıldız atak yapan rakibini 4 orta saha oyuncusundan oluşan bir çizgiyle karşılıyor

70. dakikada Bayern tüm haklarıyla saldırırken Effenberg’in ara pasında Kızılyıldız savunması topu hızlı bir şekilde uzaklaştırmış ve top ileride bekleyen Pancev’e gelmişti. Savicevic ile birlikte Bayern savunmasını 2’ye 1 yakalayan Makedon asıllı oyuncu, topu yıldız takım arkadaşının önüne yuvarladı. Patlayıcı hızıyla Kohler’i topla birlikte geride bırakan Savicevic, ceza sahasına girer girmez Aumann’ın sol tarafından topu ağlara yolladı.

Golden birkaç dakika sonra Kızılyıldız önemli bir fırsattan daha yararlanamadı. Savicevic’in savunmanın arkasına attığı harika pasla topla buluşan Pancev kaleciyle karşı karşıya kaldı. Kaleciyi geçmeye çalışan Pancev topu ayağından açınca şut şansını yitirdi. Yine de geriden yardıma gelen Binic’e pasını vermeyi başardı ancak Binic’in sert şutu yan ağlara isabet etti.

Bu pozisyondan sonra Binic bir kez daha gol pozisyonuna girdi. Yine Savicevic’in harika pası söz konusuydu. Sağ kanatta topla buluşan Binic hızla ceza sahasına yöneldi. Kalecinin kapadığı tarafa attığı sert şutta Aumann topu kornere çeldi.

Maçın ikinci yarısında oyunu rakip yarı sahaya yıkan Bayern, en tehlikeli pozisyonunu maçın son dakikasında buldu. Arka direkte boş kalan Effenberg, altı pasın köşesinde kafa vuruşunu yaptı ancak top, kalenin üstünden auta çıktı.

Bu pozisyonla birlikte maç, Kızılyıldız’ın 2-1’lik üstünlüğüyle sona erdi. Final yolunda büyük bir avantaj elde eden Yugoslav ekibi, Belgrad’da çok daha zorlu bir Bayern ile karşılaşacaktı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir