Harika Portakal – Hollanda Futbolunun Nevrotik Dehası

David Winner’ın kaleminden çıkan Harika Portakal, sadece bir futbol kitabı değil, aynı zamanda Hollanda’yı tanımamızı sağlayan çok değerli bir kaynak. Total futbolun temsilcisi bu güzel futbol ülkesini daha yakından tanımak isteyenler bu kitabı okumalı! 

Hollanda deyince aklınıza ilk ne geliyor? Bu siteyi takip edenler ilk olarak futbol diyecektir ama ona gelmeden hatırlamamız gereken birkaç şey var. Bunlardan ilki “özgürlük”. Dünyanın birçok ülkesinde devlet eliyle yasaklanan unsurlar, laleler ülkesinde özgürlük tanımı içinde kendine yer bulabiliyor. Ondan sonra sanat geliyor aklıma. Vermeer, Rembrandt ve Van Gogh gibi ressamlar; Royal Concertgebouw Orchestra gibi dünyanın en prestijli orkestralarından biri ve harika mimarisi. Yaratıcılık, bu küçük ülkenin sanatta ileri olmasının en önemli kaynaklarından birisi. Peki başka? Hollanda’nın, içinden kanalların geçtiği, alanın çok değerli olduğu şehirleri. Hollandalılar yaşayabilmek için sahip oldukları alanı çok iyi kullanmak zorundadırlar. Tüm bunlar, tarihte belki de eşine bir daha rastlamayacağımız “Total Futbol”u neden Hollandalıların ortaya çıkardığını bize gösteriyor.

David Winner kitabında, Hollandalılara has özelliklerin ülke futbolunu nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Birçok turnuvaya en iyi takım olarak katılmalarına rağmen neden başarılı olamadıklarını masaya yatıran yazar, Hollandalı oyuncuların futbola bakışlarını, karakterlerini ve beklentilerini okurla paylaşıyor.

Kitabı okurken kendinizi nostaljik bir futbol hikayesinde buluyorsunuz. Bu hikayenin unsurları çoğunlukla, 70’lerin ilk yıllarında Avrupa futboluna damgasını vurmuş Ajax ve Feyenoordlu oyuncular olurken, oyuncuların gizli kalmış anılarına tanıklık etme şansını yakalıyorsunuz.

74’te Hollanda’yı başarılı ya da başarısız kılan faktörler nelerdi? Her iki durum da geçerliliğini bir ölçüde koruyabilir çünkü Hollandalılar ortaya güzel bir oyun koyduysa, kendilerini başarılı sayabilir. Bu düşünce, Hollandalı ya da Hollanda’da görev yapmış ünlü futbol adamları arasında da yıllar boyu tartışılmış. Cruyff, Michels ya da Happel gibi isimler güzel futbola önem verirken; Van Gaal, Beenhakker ve Advocaat gibi teknik adamlar sonuca odaklanmayı tercih etmiş.

Cruyff nasıl bir insandı? Michels ile oyuncuları arasındaki ilişki nasıldı? Total futbol nasıl doğdu? Oyuncuların rolleri neydi? Muhteşem Ajax takımı nasıl dağıldı? Cruyff 1978 Dünya Kupası’na neden katılmadı?

1988’deki şampiyon kadro, ne oldu da 1990’da varlık gösteremedi? Hollandalı oyuncularda birlikte bir takımın parçası olma eğilimi ne düzeyde? Milli takım için mi oynuyorlar yoksa kendileri için mi? Amaç, kazanmak mı yoksa güzel futbol oynamak mı? Ajax’a neden Yahudi kulübü deniyor? Surinamlı oyuncular, ülke futboluna nasıl dahil oldu? Tüm bu soruların cevabı, o dönemi yaşamış kişilerce yapılan sayısız konuşmaya dayanarak verilmeye çalışılmış kitapta.

Son söz olarak, bu kitabın sadece bir futbol kitabı olduğunu düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz demektir. Kitabın futbolu merkezine aldığı şüphesiz ancak emin olun, kitabı okuduktan sonra Hollanda hakkında çok şey öğrenmiş olacaksınız.

“Harika Portakal – Hollanda Futbolunun Nevrotik Dehası” için 2 yorum

  1. Futbol ile ilgisi olmayan biri oldugum halde kitabın tanıtımını öyle güzel yapmışsın ki okuyasım geldi kitabı eline yüreğine sağlık sevgilim çok güzel olmuş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir