1986 Kupa Galipleri Kupası Finali: Dinamo Kiev-Atletico Madrid Maçı

1986 Avrupa Kupa Galipleri Kupası finali, 2 büyük teknik adamın karşılaşması haline gelmişti. Bir yanda Valery Lobanovoski, öteki yanda ise Luis Aragones. Maçın sonunda gülen taraf Lobanovski’nin Dinamosu olmuştu.

Maç Öncesi

1984/85 sezonunda Shakhtar Donetsk’i finalde 1-0 yenerek Sovyet Kupası’nı kazanan Dinamo Kiev, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda mücadele etme hakkını kazanmıştı. Bundan yaklaşık 10 yıl önce, 1975 senesinde de Kupa Galiplerinde zafere ulaşan ekip, bir kez daha şampiyon olmanın peşindeydi.

Turnuvaya şoke edici Utrecht yenilgisiyle başlayan Dinamo, rövanşta erken gelen golle 1-0 yenik duruma düşse de, harika bir geri dönüşle maçı 4-1 kazanmış, toplamda 5-3 ile turu geçmişti. Sonraki turda rakip Romanya’dan Universitatea Craiova idi. 5-2’lik üstünlükle rakibini geçmeyi başaran Kiev ekibi, asıl patlamasını çeyrek finalde, kupanın son finalisti Rapid Wien’i 5-1 ve 4-1’lik galibiyetlerle gerçekleştirmişti. Dinamo yarı finalde de Çek temsilcisi Dukla Prag’ı 4-1’lik üstünlükle geçmeyi başarmış ve finale kalmıştı.

Son yıllarda eskisi gibi başarılı olamayan Atletico Madrid ise 1984/85 sezonunda yeniden varlığını hissettirmeye başlamıştı. Hugo Sanchez gibi bir gol makinesine sahip takım sezonu 2. sırada tamamlarken, Copa del Rey’de Athletic Bilbao’yu mağlup edip zafere ulaşmıştı. Yeni sezon öncesi Hugo’yu ezeli rakibi Real Madrid’e kaptıran Los Colchoneros, katıldığı Kupa Galipleri Kupası’nda başarılı olmayı hedefliyordu.

İlk turda rakibi, eski Avrupa şampiyonlarından Celtic olan Atletico, ilk maçta 1-1 berabere kaldıktan sonra deplasmanda aldığı 2-1’lik galibiyetle turu geçiyordu. Akabinde sırasıyla Galler ekibi Bangor City ve Yugoslav Kızılyıldız’ı geçen takım, yarı finalde Alman Bayer Uerdingen’i toplamda 4-2’lik üstünlükle geçmiş ve finale kalmıştı.

Final

2 Mayıs 1986 günü oynanan final maçına takımlar şu kadrolarla başladı:

Atletico MadridFillol; Reñones, Arteche, Ruiz; Clemente, Prieto, Ramos, Landáburu, Marina; Cabrera, da Silva

Dinamo Kiev: Chanov; Bessonov, Baltacha, Kuznetsov, Demyanenko; Yakovenko, Yaremchuk, Rats, Zavarov; Belanov, Blokhin

Maça hızlı başlayan taraf Dinamo Kiev olmuştu. Sovyetler, yoğun bir baskıyla karşılıyordu İspanyol oyuncuları. Bunun etkisi kendisini çok çabuk göstermiş ve 5. dakikada Kiev’in ilk golü gelmişti. Demyanenko’nun açtığı ortada Atletico savunması topu uzaklaştırmıştı ancak sol kanatta topla buluşan Vasily Rats, Evgeni Plushenko’ya nazire yaparcasına, adeta bir patenci gibi İspanyol oyuncuların arasından sıyrılmış, topu arka direkteki Belanov’a yollamıştı. Usta golcü, hemen dönerek kaleye şutunu yollamış ancak 78′ Arjantin’in kalecisi Fillol, topu tek eliyle çelmeyi başarmıştı. Ne yazık ki İspanyollara bu çaba yetmemişti çünkü geriden gelip topa kafasıyla vuran Zavarov, takımını 1-0 öne geçiren golü atmıştı.

 

Golden birkaç dakika sonra, Blokhin takım arkadaşı Zavaro’a 2. golü atma şansını vermek üzereydi. Uygun pozisyonda şut atmak yerine pası düşünen Sovyet oyuncular, 2. gol şansını yitirmişlerdi.

Atletico’nun ilk fırsatı 10. dakikada gelmişti. Prieto ve Marina, yakın mesafeden Sovyet kaleciyi geçmeyi başaramamıştı. İlerleyen dakikalarda Kievli oyuncular da birkaç pozisyondan yararlanamamıştı.

17. dakikada Blokhin önemli bir fırsat yakalamıştı. Kullanılan köşe vuruşundan sonra sol kanatta topla buluşan Demyanenko, sağ ayağıyla topu arka direkte bomboş bekleyen Blokhin’e yollamıştı. Sovyet lig tarihinin en golcü oyuncusu olan Blokhin, kendisinden beklenmeyecek derecede kötü bir vuruşla topu Fillol’un üzerine nişanlayınca takım bir kez daha golden olmuştu.

26. dakikada Dinamo savunmasından atılan uzun pasta topu göğsüyle kontrol eden Belanov, solundan ceza sahasına girmek üzere olan Blokhin’e pasını atmıştı. Blokhin’in yerden sert şutu, direğin yanından auta çıkmıştı.

İlk yarı bu skorla sonuçlanmıştı. İlk yarıda üstün olan taraf Dinamo Kiev’di ancak 2. yarının başında roller değişecekti.

2. yarı başlamak üzereyken, sahaya yabancı bir canlı dahil olmuştu: sportif bir horoz. İki tarafın oyuncuları, birkaç ataklık enerjilerini horozu yakalamaya ayırmak zorunda kalmıştı.

 

2. yarıda tablo değişmiş, presle rakibini boğan taraf  Atletico Madrid olmuştu. Aragones’in devre arasında yaptığı konuşma etkili olmuşa benziyordu. 2. yarının ilk pozisyonunda Marina kaleci Chanov’u geçmeyi başaramamıştı.

50. dakikada Atletico Madrid, kaleyi cepheden gören bir noktadan serbest vuruş kazandı. Topun başına, takımın oyun kurucu ismi Landabura geçti. Sağ ayağıyla falsolu yolladığı topu gol olmak üzereyken kaleci dışarıya çelmeyi başardı.

İlerleyen dakikalarda Atletico Madrid oyunda üstünlüğü sağlarken, Dinamo da kontra ataklarla oyunu sürdürüyordu. 58. dakikada Zavarov topla birlikte Atletico yarı sahasına girmiş ancak attığı şut kalenin üstünden dışarı çıkmıştı. Birkaç dakika sonra Zavarov yine topu rakip ceza sahasına taşımış, Yakovenko’ya pozisyon yaratmıştı. Kalesini zamanında terk eden Fillol, Sovyet oyuncunun vuruşunda gole engel olmuştu.

78. dakikada sol kanattan açılan ortaya ceza sahası içinde yükselen Demyanenko kafa vuruşunu yaptı, top direğin altından girmek üzereyken son anda Fillol’un müdahalesiyle dışarı çıktı.

85. dakikada Dinamo Kiev’in 2. golü geldi. Bu gol, o dönemki Kiev’in oyun anlayışını çok iyi ortaya koyuyordu. Kullanılan taç atışında topu alan Rats, sol kanatta hızla ilerlemeye başladı. 2 Atleticolu oyuncuyu geçtikten sonra sağındaki Belanov’u topla buluşturdu. Belanov topu kontrol ettikten sonra yanındaki Yevtushenko’ya pasını attı. Oyuna 2. yarıda giren Yevtushenko da şut atma şansı olmasına rağmen, tek pasla topu sağ çaprazdan içeri giren Blokhin’i gördü. Kalesini terk eden Fillol ile karşı karşıya kalan Blokhin, şık bir aşırtmayla topu ağlara gönderdi.

3 dakika sonra maçın sonucunu belirleyen gol de geldi. Dinamo Kiev yarı sahasından atılan uzun pasa, savunmanın arkasına sarkan Yevtushenko koştu ve ceza sahası önünde kaleci Fillol’u geride bıraktı. Yapması gereken, boş kaleye topu yollamaktı.

Taktik Analiz

Valeri Lobanovski, Avrupa futboluna bilimselliği getiren isim olarak bilinir. Verilere dayalı çalışmalarıyla, oyun anlayışı için en doğru oyuncuları seçen usta teknik adam, bunu yıllar boyunca sahaya başarıyla yansıttı. Öyle ki, 1975’de de, 1999’da da Avrupa’nın zirvesine oynayan Dinamo Kiev kadrolarını Lobanovski çalıştırdı. 1986’da Atletico Madrid’i mağlup eden Dinamo da, tipik bir Lobanovski takımıydı. Rakibi presle boğan, tüm oyuncuların atlet özelliklerine sahip olduğu, topu alanın hızla rakip kaleye yöneldiği, oldukça dinamik bir ekipti Dinamo. Sol kanatta Demyanenko ve Rats, Atletico sağ kanadını maç boyunca çok zorladı ki 2 gol de bu kanattan geldi. Belanov ile Blokhin sık sık kanat değiştirdi ve bu da Atletico savunmasını oldukça zorladı. Dinamo hücumunun bir diğer önemli ismi de, orta sahanın merkezinden ileriye toplu ya da topsuz çıkışlar yapan Zavarov’du. Usta oyuncu, bu maçtan birkaç yıl sonra Juventus’a transfer olacak ve bu, Serie A’ya transfer olan ilk Sovyet olma ünvanını ona kazandıracaktı.

İlk yarıda topla arası iyi olmayan Atletico Madrid, oyunu daha çok Landaburu üzerinden yürütmeye çalıştı. 2. yarıda motive olmuş bir Atletico’da ise, oyun daha dinamik hale gelmiş, defans daha ileride kurulmuş ve kısa bir süreliğine Kievli oyuncuları sahalarına hapsetmeyi başarmışlardı. Ancak iki takımın kondisyon seviyeleri arasındaki fark, oyunun 2. yarının ortalarından itibaren yeniden Kiev lehine dönmesine sebep olmuştu. Dinamolu oyuncular, kontra ataklarla İspanyol savunmasına saldırmaya başlamıştı.

Maç Sonrası

Bu sonuçla Dinamo Kiev, 11 yıl önce zafere ulaşırken aldığı neticeyi tekrarlamıştı (O zaman rakip Ferencvaros’tu). Bu maçla birlikte Dinamo Kiev, 2 önemli Avrupa Kupası kazanan tek Doğu Avrupa takımı olurken, Blokhin de 2 Kupa Galipleri Kupası finalinde birden gol atan tek oyuncu olmayı başarmıştı.

Bu maçta oynayan Dinamolu oyuncular, 1986 ve 1988 turnuvalarında Sovyetler Birliği’nin temelini oluşturmuştu. 86’da Belçika’ya efsanevi bir maçın sonucunda kaybeden Sovyetler, 88’de ise finalde Michels’in Hollandasına mağlup olmuştu.

O sezon Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanan takım olan Steaua ile Süper Kupa’da karşılaşan Dinamo, yakından tanıdığımız bir 10 numaranın golüyle kupayı kaybetmişti. Bir sonraki sezon Şampiyon Kulüpler Kupası’nda mücadele eden Dinamo, yarı finalde, o sezon şampiyon olacak olan Porto’ya elenmekten kurtulamamıştı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir