Bayern’in Yeni Gözdesi: Corentin Tolisso

Corentin Tolisso, bir süredir Avrupa’nın başarılı kulüplerinin radarında olan bir oyuncu. Önceki transfer dönemlerinde Napoli onu takibe almış, aynı zamanda ismi Juventus ile de anılmıştı. Ancak genç oyuncu, rotasını İtalya yerine Almanya olarak belirlemeyi tercih etti. Yeni sezonda genç oyuncu, Allianz Arena’nın çimlerine ayak basacak.

Bayern başkanı Karl-Heinz Rummenigge, genç ve gelecek vadeden oyuncuyu, Carlo Ancelotti’nin takımın yaşlanan orta sahası için istediğini söyledi. Arturo Vidal, Arjen Robben ve Franck Ribery gibi klas oyuncular 30’lu yaşlarına gelmiş, Philipp Lahm ve Xabi Alonso ise futbola son noktayı koymuştu. Bu koşullarda Tolisso, kulübün orta sahasını yeniden ayağa kaldırmak için uygun bir isim gibi görünüyor. Bonservisi için ödenen € 41.5 M, onu Bundesliga tarihinin en pahalı oyuncusu yapıyor. Ondan önceki en pahalı oyuncuları hatırladığımızda yine Bayern imzalı isimlerle karşılaşıyoruz: Javi Martinez (€ 40 M), Mats Hummels (€ 38 M), Mario Götze (€ 37 M) ve Arturo Vidal (€ 37 M).

Corentin, Lyon’un bir banliyösü olan Tarare’de dünyaya geldi. 2007’de Lyon akademisine katılmadan önce birçok amatör kulüpte top koşturdu. Corentin’in babası da, alt liglerde futbol oynamış olan Vincent Tolisso.

Kariyeri

Tolisso, bundan yaklaşık 10 yıl önce, henüz 13 yaşındayken Lyon akademisine ilk adımını attı. Bugün ise kulüp tarihinin en yüksek bonservis ücretiyle satılan oyuncusu durumunda. Gençken iyi bir oyuncu olacağının sinyallerini veren Tolisso, Fransa’nın genç milli takımlarında forma giymiş ancak 2015 Avrupa Şampiyonası elemelerinde 21 yaş altı milli takım için forma giyesiye kadar büyük bir etki bırakmamıştı.

Fransa bu turnuvaya katılma hakkını elde edememişti. Play-off eşleşmesinde turnuvayı şampiyon olarak tamamlayacak İsveç’e elenmişlerdi. 2017’deki turnuva için yine kadroda olan Tolisso, bu kez takımın en önemi oyuncularından birisiydi. Ancak Fransa yine hayal kırıklığı yaratmış ve grupta Makedonya’nın 1 puan arkasında kalıp turnuvaya gitmeyi başaramamıştı.

Lyon kariyerine baktığımızda, formayı ilk defa 2013 Ağustos’unda Nice karşısında alınan 4-0’lık galibiyette giydiğini görüyoruz. Remi Garde yönetimindeki takımda ilk sezonunda başarılı olan oyuncu, daha çok sağ bek pozisyonunda yer aldı. 2013/14 sezonunun sonunda kişisel sebeplerle takımdan ayrılan Garde yerine, takımı onun yardımcısı Bruno Genesio emanet alasıya kadar Hubert Fournier idare etti. Genesio yönetiminde Tolisso sağ bekten orta sahanın ortasına geçti ve burada Jordan Ferri ile birlikte oynadı.

2015 Christmas’ına dek takımın başında kalan Fournier, Lyon’u ligin en iyi takımlarından birisi olarak tutmayı başardı. 2014/15 sezonunda ligi 2. sırada bitiren ekip, şampiyonluk şansını son haftalara kadar sürdürmüştü. O sezon takımın büyük hücum gücü olan Alexandre Lacazette ve Nabil Fekir, harika bir performans ortaya koymuştu. Lacazette 33 maçta 27 gol, Fekir ise 13 gol ve 9 asistlik bir katkı sağladı. Tolisso da henüz 20 yaşında bir merkez orta saha oyuncusu olmasına rağmen 7 gol atmayı başarmıştı.

Sonraki sezon, Tolisso ve Lyon için daha zorlu geçti. Ligue 1’i 2. sırada bitirmeyi başarmışlardı ancak şampiyon PSG’nin tam 31 puan gerisinde!..Ayrıca Şampiyonlar Ligi’nde Zenit, Valencia ve Genk’in olduğu grubu sonuncu tamamladılar. Tolisso yaşadığı sakatlıklar yüzünden bazı maçları kaçırırken, savunmadaki sakatlıklar da onun daha defansif bir oyun oynamak zorunda kalmasına sebep oldu ve hücumda önceki sezon olduğu kadar etkili olamadı. Hava toplarında fena olmayan oyuncu, henüz orta sahada birebir mücadeleci rolü benimseyebilecek fiziksel kalitenin eksikliğini yaşıyordu.

Geçtiğimiz sezon başında taraftarların tepkisine rağmen Lyon, Genesio ile devam etmekte ısrarlı davrandı. Genesio bu süreçte Tolisso’yu birçok farklı pozisyonda görevlendirdi. Sağ kanatta hücum bek, 2. santrafor ve hatta 10 numara olarak görev yaptı. Hücuma daha çok katılma imkanı bulan oyuncu da sezonu tüm turnuvalarda 14 golle tamamladı.

Lyon için geride bıraktığımız sezonun en önemli olayı, UEFA Avrupa Ligi’nde finalin eşiğinden dönmeleriydi. Tolisso da bu başarıda önemli bir role sahipti. Hatta bir diğer Lyon çıkışlı oyuncu olan Maxime Gonalons’un yokluğunda kaptanlık bandını koluna geçirdi.

Tolisso’nun geride bıraktığımız sezon akıllarda kalan tek olumsuz hatırası, Saint-Etienne maçının son dakikalarında gereksiz yere gördüğü kırmızı kart oldu. En önemli başarısı ise, Mart ayında Stade de France’de oynanan İspanya karşısında ilk defa A milli formayı giymesiydi.

Nasıl Bir Oyuncu?

Tolisso’nun oyun stiline baktığımızda en önemli özelliğinin kontrollü oyunu oynayabilmesi olduğu söylenebilir. Lyon kariyerindeki isabetli pas ortalaması hiçbir sezonda %80’nin altına inmedi. Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde %87’ye ulaştı. Bu sayılardan da anlaşılacağı gibi, Tolisso garanti kısa pasları tercih eden bir oyuncu. Paslarının büyük bir bölümü kısa mesafeleri katediyor. Bu, Lyon’un geçiş oyununda ona önemli bir rol yükledi.

Corentin ilerleyen kariyerinde savunmadan hücuma doğru yakınlaşmış olsa da, henüz hücum bölgesinde etkili pas vermenin uzağında bir tablo çiziyor. Her ne kadar maç başına attığı kilit pasların sayısı artıyorsa da, ara pas sayısı oynadığı pozisyona göre yetersiz.

Tolisso rakip ceza sahasına yaklaştığında etkili bir şut tehdidi oluşturuyor. Geride bıraktığımız sezon kariyerinin en golcü sezonunu geçirirken, attığı şutların birçoğu ceza sahası dışından veya  ceza sahası içinde altıpasa kadar olan bölgeden gerçekleşti.

Geliştirmesi gereken özelliklerine baktığımızda; defansa daha fazla katkı sağlamalı ve asist konusunda da takımına destek olmalı. Komple bir oyuncu olabilecek potansiyele sahip Tolisso, Bayern orta sahasında bu yanlarını geliştirebilecek imkana sahip olacaktır.

Kısa kariyerine baktığımızda, Lyon’da tecrübesiz bir sağ bekken takımda Mehdi Zeffane’nin arkasında kalan bir oyuncudan Fransa mili takımına uzanan bir yolculuk görüyoruz. Tolisso’nun gelişimi muazzam ve henüz tamamlanmış sayılmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir