Angelo Di Livio – “Soldatino”

“Soldatino” (küçük asker) lakabı, onun hakkında çok şey anlatıyor. Öyle ki tüm kanat boyunca yorulmak bilmeden koşar, sahayı terk edesiye kadar vücudu terden sırılsıklam olurdu. Bir teknik adamın ihtiyaçlarına her koşulda uyum sağlayabilirdi: sağda, solda, önde, arkada, hem ofansif hem de defansif kanatta görev yapabilirdi.

Di Livio Juventus’a 1993 sonbaharında, usta hoca Giovanni Trapattoni’nin isteğiyle gelmişti. “Serie A’da ve özellikle de Juventus’ta oynayabildiysem, eski antrenörlerim Colautti ve Sandreani ile sportif direktör Aggradi’ye bunun için teşekkür etmeliyim. Benim arkamdaki itici güç, hedeflerime ulaşma isteği ve bu uğurda harcayabileceğim enerjiydi. Bu, sadece saha içinde geçerli olan bir durum değildi, günlük hayatımda da bundan etkileniyordum. Eğer böyle olmasaydı, asla uyanmak istemeyeceğim bu rüyayı yaşayamazdım.” diyor Di Livio.

Di Livio, Juventus formasını ilk kez, aslen tuttuğu takım olan Roma’ya karşı giymişti. Küçüklüğünden beri Roma’yı destekleyen, Roma’nın efsanevi oyuncularından Bruno Conti’ye hayranlık duyan Di Livio, 5 Eylül 1993’te 7 numaralı formasıyla tuttuğu takıma karşı oynamıştı. Di Livio o günü çok iyi hatırlıyor: “Harika bir Pazar günüydü. Tüm arkadaşlarım ve ailem Olimpico’da yerini almıştı. Tek üzüntüm, babamın aramızda olamayışıydı. O gün hissettiklerimi onunla paylaşabilmeyi çok isterdim.

Futbola Roma’da adım atan oyuncu, çok istemiş olmasına rağmen sevdiği takımın formasını giyemedi. Roma’dan sonra sırasıyla Reggiana, Nocerina, Perugia ve Padova’da forma giydi. Juventus’a gelesiye kadar, futbolunun üzerine çok şey katmayı başardı. Padova ile Serie B’den Serie A’ya yükselme başarısını gösterdi. Burada oynadığı dönemde, genç Alessandro Del Piero ile birlikte forma giydi. İlerleyen yıllarda Juventus efsanesi haline gelecek olan oyuncuyla dostluğu da o günlerde başlamış Di Livio’nun.

“O zamanlar da oldukça kibar, mütevazı ve sakin birisiydi. Çok yetenekli olduğunu ve ileride bir yıldız olacağını sezmek zor değildi. Dostluğumuz o günlerde başlamıştı. Onun arabası yoktu, tesislere onu sık sık ben götürürdüm.” diyor Di Livio, Del Piero hakkında.

Del Piero ile Di Livio’nun bağları Padova’da yitip gitmemişti. Yıldız isim, dolaylı yoldan da olsa, Di Livio’nun Juventus’una transferine katkıda bulunmuştu. Ağustos 1993’de Del Piero’nun Juventus’a transferi üzerine Padova ile Juventus hazırlık maçında karşılaşmıştı. Juventuslu Boniperti’nin de arkadaşı olan, onunla 50’lerde Juventus’ta birlikte forma giyen Padova yöneticisi Piero Aggradi, Juventus teknik direktörü Trapattoni’nin sağ kanat aradığını duyması üzerine, siyah-beyazlı ekibe Di Livio’yu önermişti.

Di Livio o gün her zamanki performanslarından birisini sergilemişti. Ve bu, Juventuslu yöneticilerin beğenisini kazanmaya yetmişti. Kısa süre sonra, Torino’da bulmuştu kendini. O günkü maçta karşı karşıya oynadığı Andrea Fortunato ile yeni takımında oda arkadaşı olmuştu.

Ortalama gelire sahip bir ailenin oğlu olan Di Livio, Juventus’a gider gitmez önemli bir gelire kavuşamamıştı. İşçi bir babanın ve evhanımı bir annenin oğlu olan Angelo, okulu yarıda bırakmak zorunda kalmış ve bir ayakkabı dükkanında çalışmıştı. Kardeşi de bir benzin istasyonunda çalışan futbolcu, Juventus’a geldiğinde ancak milli takım forması giymesiyle önemli bir kazanç elde etmeye başlamıştı.

Sağdaki Di Livio (kaynak: http://storiadellaroma.it)
Sağdaki Di Livio (kaynak: http://storiadellaroma.it)

Angelo, “Soldatino” lakabını da Juventus’ta oynarken, ünlü futbolcu Roberto Baggio tarafından almıştı. Koşuş şekli, dar omuzları ve kısa boyuyla lakabının hakkını veriyordu eski futbolcu. Bir antrenman sırasında Baggio takım arkadaşına dönmüş ve “tam bir askere benziyorsun” demiş. O gün bugündür de lakap Di Livio’ya bağlı kalmış.

Juventus’daki kariyeri, 1994 yazında Marcelo Lippi’nin takımın başına geçmesiyle değişecekti Di Livio’nun. Ünlü hocayla ilk sezonunda lig şampiyonu olan takım, ikinci sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanmıştı. Sonraki iki sezon ligde yeniden şampiyonluğu göğüsleyen Torino ekibi, Şampiyonlar Ligi’nde finale çıksa da kupaya ulaşamamıştı.

1998/99 sezonu hem Lippi’nin hem de Di Livio’nun Juve’deki son sezonu olmuştu. Lippi, sezon sona ermeden, Parma karşısında alınan yenilgiden sonra görevini bırakmıştı. O sezon oyuncuyla teknik adam arasında bir tartışma olduğu söyleniyordu ancak aynı zamanda Di Livio’nun çok yönlü oyun karakteri de aynı dönemde ortaya çıkıyordu. Lippi, daha çok sağda görev alan Di Livio’yu zaman zaman solda oynatıyordu. “Saha içinde kimi zaman rollerin değişmesi benim için önemliydi. Bu değişikliğin sebepleri, benim teknik ve taktik becerilerimle birlikte asıl olarak Lippi’nin oyun görüşüydü.” diyor Di Livio.

99′ yazında, siyah-beyaz formayı 269 kez giydikten sonra yolu Floransa’ya düşmüştü Di Livio’nun. “Benim için bu ayrılık üzücü olmuştu. Sözleşmemin uzatılacağını ummuştum ama bu gerçekleşmemişti. Juventus’a minnettarım ve o formayı giydiğim için gurur duyuyorum. Torino’da geçirdiğim yıllar benim için çok değerlidir.” diye belirtiyor Di Livio.

1999’da Juventus macerası sona eren Di Livio, kariyerinin son uzun soluklu deneyimine atılıyordu. Bu kez durağı, Rönesans İtalya’sının göz bebeği Floransa’nın mor menekşeleri, Fiorentina olmuştu. “Soldatino” Fiorentina taraftarlarıyla öylesine iyi bir bağ kurmuştu ki, takım finansal sebepler yüzünden Serie C2’ye düştüğünde dahi, takımı terk etmemişti. Burada, sezona Fatih Terim’in liderliğinde başladıkları 2000/01 sezonunda İtalya Kupası’nı kazanan oyuncu, 2 yıl içinde düştükleri ligden tekrar Serie A’ya çıkmayı başarmıştı. 2004/05 sezonunda yeniden Serie A’ya yükselen Fiorentina’da kariyerinin son sezonunu yaşamış ve akabinde futbol hayatına veda etmişti.

Kalbinde Roma’nın yattığını itiraf ettiğinde siyah-beyazlı Torino ekibiyle mor menekşelerin taraftarları biraz hayal kırıklığına uğramış olsa da, Di Livio onlar için bir idol olarak kalmaya devam ediyor. Juventus’ta ve özellikle Fioretina’da oynadığı dönemde, taraftarların onu çok sevmesini sağlayacak derecede ruhunu ortaya koymuştu çünkü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir