52′ Olimpiyat Finali: Macaristan-Yugoslavya

Macaristan, Yugoslavya ve Olimpiyatlar…Bu üçlü yan yana geldiğinde, sporu yakından takip edenlerin aklına ilk olarak su topu geliyor olmalı. Bugüne dek erkekler su topu dalında en fazla madalyaya ulaşan iki ülke, 52′ Helsinki Olimpiyat Oyunları’nda futbolda da altın madalya için karşı karşıya gelmişti.

48′ Londra Olimpiyatları’nda gümüş madalya alan Yugoslavya, tarihinin en iyi kadrolarından biriyle Helsinki’ye gelmişti. Kalede Hajduklu yıldız, “çelik elli balet” lakaplı Vladimir Beara yer alıyordu. Savunmada, dönemin en iyilerinden Kızılyıldızlı Branko Stankovic ile Dinamolu Tomislav Crnkovic oynuyordu. Önlerinde Ivan Horvat, Zlatko Cajkovski ve teknik adamlığıyla tanıdığımız Vujadin Boskov vardı. Hücumda ise, Yugoslavya futbol tarihine geçen isimler forma giyiyordu. Kaptan Rajko Mitic, Tihomir Ognjanov, Bernard Vukas, Branko Zebec ve Stjepan Bobek takımın hücum gücünü oluşturuyordu. Bobek, milli takım tarihinin en golcü oyuncusuyken, Vukas da dördüncü sırada geliyordu.

Yugoslavya, finale gelesiye kadar oynadığı 5 maçta 26 gol atmıştı. Oyunların gol kralı, 7 gol atan Branko Zebec olurken, Rajko Mitic de 6 gollük katkı sağlamıştı. İlk maçlarında Hindistan’ı Zebec’in 4 golüyle 10-1 yenen takım, sonraki turda Sovyetler Birliği’yle karşılaşmıştı. İlk maç 5-5 bitince, bir kez daha sahaya çıkmışlar, bu maçı Yugoslavlar 3-1 kazanmıştı. Çeyrek finale geldiğimizde rakip Danimarka’ydı. Yine bol gollü geçen maçta gülen taraf, 5-3 ile Balkan ekibi olmuştu. Yarı finalde de Batı Almanya’yı 3-1 ile geçen Yugoslavya, finale çıkmaya hak kazanmıştı.

Finalin diğer yanına baktığımızda, yine tarihin en iyi ekiplerinden biriyle karşılaşıyorduk. 54′ Dünya Kupası’nda tüm futbol severlerin hayranlığını kazanacak olan Macarlar, altın kadronun çekirdeğiyle Helsinki’ye gelmişti. Kalede “kara panter” Gyula Grosics oynuyordu. Geride Jeno Buzansky ile Mihaly Lantos yer alıyordu. Önlerinde dönemin en iyi orta sahalarından Jozsef Bozsik ile Gyula Lorant ve Jozsef Zakarias oynuyordu. Efsanevi hoca Gusztav Sebes’in elinde müthiş hücumcular vardı. MTKlı golcü Peter Palotas, müthiş sol açık Zoltan Czibor, harika bir 9.5 numara Nandor Hidegkuti, gol makinesi Sandor Kocsis ve efsane kaptan Ferenc Puskas, Macarların silahlarıydı. Bu saydığım takım, bir oyuncu farkla 54′ finalinde de mücadele edecekti (Palotas yerine Mihaly Toth).

Macarlar da finale ulaşasıya kadar 4 maçta 18 gol atmıştı. Romanya’yı 2-1, İtalya’yı da 3-0 ile geçtikten sonra çeyrek finalde bizimle eşleşmişlerdi. Ancak ne yazık ki bize merhamet göstermemiş, 7-1’lik yıkıcı bir galibiyet almışlardı (54′ Dünya Kupası’nda da aynı gruba düşmüştük ancak karşılaşmamıştık. Dürüst olmak gerekirse, karşılaşmış olsaydık da sonuç pek farklı olmazdı). Yarı finalde rakip, son Olimpiyat şampiyonu İsveç’ti. 48’deki Gre-No-Li üçlüsünden artık mahrum olan İskandinav ekibi, Macarların karşısında duramamış, maç 6-0 Macaristan üstünlüğüyle sona ermişti.

2 Ağustos 1952’de Helsinki Olimpiyat Stadı’nda oynanan maça ekipler şu oyuncularla çıkmıştı:

Macaristan: Grosics, Buzansky, Lantos, Bozsik, Zakarias, Lorant, Palotas, Czibor, Hidegkuti, Kocsis ve Puskas.

Yugoslavya: Beara, Stankovic, Crnkovic, Cajkovski, Horvat, Boskov, Ognjanov, Mitic, Vukas, Bobek ve Zebec.

58 bin kişinin önünde oynayan maça Macarlar damgasını vuracaktı. Maçın başından itibaren oyuna hakim olan ekip, hızlı pasları ve göze hoş gelen oyunuyla etkisini gösteriyordu. Macarlar, 25-35. dakikalar arasında Yugoslav kalesini abluka altına almıştı. Bu sürede Kocsis ve Puskas’ın şutları Beara’yı zorlarken, bir pozisyonda direği geçememişlerdi. 34. dakikada Macarlar penaltı kazanmıştı. Crnkovic, Kocsis’i düşürmüş ve hakem penaltı noktasına yürümüştü. Macarların oyunu bir golle süslenmek üzereydi ama evdeki hesap çarşıya uymayacaktı. Topun başına gelen bombacı Puskas, penaltıda Beara’yı geçemeyince takımını golden etmişti.

Kocsis şuta hazırlanıyor
Kocsis şuta hazırlanıyor (Kaynak: http://verkkokauppa.urheilumuseo.fi)
Puskas penaltıyı kaçırıyor
Puskas penaltıyı kaçırıyor (Kaynak: http://verkkokauppa.urheilumuseo.fi)

Kaçan penaltı Yugoslavları hırslandırmış ve ilk yarının son dakikalarında önemli pozisyonlar bulmasına yol açmıştı. Ancak Macar savunması, rakiplerinin gole ulaşmasına engel olmuştu.

Devreden sonra Macaristan kaldığı yerden devam ediyordu. Palotas, Beara’yı uzaktan avlamak istemiş ancak başarılı olamamıştı. Bir süre maçın temposu düşmüş, oyuna iki taraf da kontrollü yaklaşmaya başlamıştı. Yugoslavların 2. yarıda geliştirdiği önemli pozisyonlardan birinde, Bobek ile yaptığı verkaçın sonunda topu alan Vukas, Grosics’i çok zorlayan bir şut çıkarmış ancak usta kaleci gole engel olmuştu.

Maçın son çeyreğine girdiğimizde Macarlar yine üstünlüğü ele geçirmişti. 70. dakikada oyun kurucu Bozsik’in uzun pasında topu alan Puskas, Horvat ve Cajkovski’yi geçip şutunu atmış ve Beara’yı mağlup etmişti.

Puskas bu kez kaçırmıyor
Puskas bu kez kaçırmıyor (Kaynak: http://verkkokauppa.urheilumuseo.fi)

Yugoslavlar gole karşılık vermekte zorlanıyordu. Macarlar, üzerine gelen az sayıda atağı geri püskürtmekte başarılı oluyordu. Maçın sonuna geldiğimizde, 88. dakikada Zoltan Czibor sahneye çıkmış, ilk golün sahibi Puskas’dan altığı topu Yugoslav ağlarına yollamıştı.

Altın madalya Macarların
Altın madalya Macarların

Bu gol, Macarlara altın madalyayı getirirken, bu başarı ilk ve son olmayacaktı. 64′ ve 68′ Olimpiyatlarında da, 2. altın kuşaklarıyla zafere ulaşacaklardı.

Hatırlatmadan geçmeyeyim; 52′ Olimpiyatlarında su topu finalinde de Macarlarla Yugoslavlar karşı karşıya gelmiş ve gülen taraf Macarlar olmuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir