Yugoslavların En İyi Beklerinden: Fahrudin Jusufi

World Soccer dergisi tarafından 60’ların en iyi beklerinden biri olarak gösterilen oyuncu, yeteneği ve karakteriyle futbolseverlerin sevgisini kazanmayı başarmıştı. Bu müthiş futbolcuyu daha yakından tanımaya ne dersiniz?

8 Aralık 1939’da bugünkü Kosova içinde yer alan Dragaş kasabasında dünyaya gelmişti Fahrudin Jusufi. Aslen Goralı olan oyuncu, bulunduğu bölgenin demografik yapısından ismini alan Gora bölgesinde doğmuştu. Gora Kosova, Arnavutluk ve Makedonya üçgeninde yer alan bir bölge. Bu bölgede yaşayan topluluk da, yüzyıllardır müslüman. Goralıların en yoğun olduğu bölge de Kosova sınırları içerisinde kalmakta.

Babası bir duvarcı olan oyuncu, okul çağına geldiğinde başkent Belgrad’a taşınmıştı. Burada sabahları okula giderken, öğleden sonra para kazanıp ailesine destek olmaya çalışıyordu. Hayattaki en büyük tutkusu futboldu.

Jusufi futbol kariyerine yerel bir kulüpte başlamış. Burada gösterdiği performansla Yugoslavya’nın büyük kulüplerinden Partizan’ın ilgisini çekmiş. Bildiğimiz kadarıyla henüz 18 yaşına gelmeden Partizan formasını giymeye başlamış.

“Partizan Bebeklerinin” bir parçası haline gelen Jusufi, üçü üst üste olmak üzere (1961-1963) toplam 4 lig şampiyonluğu yaşarken (diğeri de 1965), 1966 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası finalini Real Madrid’e kaybediyordu.

Mavi formalı ülkesi Yugoslavya içinse ilk kez 1959’da forma giymişti. Tel Aviv’de Olimpiyat elemelerinde İsraile’e karşı oynanan maçta ilk kez milli olan oyuncu, 8 yıl boyunca ülkesi adına oynamayı sürdürecekti.

1960 Yazı, oyuncu için çok hareketli geçmişti. O yıl düzenlenen ilk Avrupa Şampiyonası’nda finale çıkan takımda yer almıştı. Yarı finalde Fransa’ya karşı alınan 5-4’lük galibiyet, hala Avrupa Şampiyonaları tarihinin en gollü maçı olma özelliğini koruyor. Finalde ise rakip Sovyetler Birliği’ydi. Yashinli, Nettolu, Ivanovlu Sovyetler, Jusufili Yugoslavya’yı 2-1mağlup ederek Avrupa şampiyonu olmayı başarmıştı. Bu maçtan yaklaşık 1.5 ay sonra Olimpiyat oyunları başlamıştı. Olimpiyatlardaki tüm maçlarda forma giyen oyuncu, finalde Danimarka karşısında aldıkları 3-1’lik galibiyetle altın madalyaya ulaşmıştı.

World Soccer 1962 Karması
World Soccer 1963 Karması
World Soccer 1963 Karması
World Soccer 1968 Karması
World Soccer 1968 Karması

Jusufi, en üst sınıfta yer alan oyunculardandı. Bir bek oyuncusu olarak, Dünya’da çok az oyuncunun sahip olabileceği bir tekniğe sahipti. Sağ kanatta ilerlerken top sürme ve orta açma yeteneğini futbolseverlere gösterirdi. Yugoslav futboluna baktığımızda, ondan 2 nesil önceki Kızılyıldızlı Branko Stankovic ve 1 nesil önceki Partizanlı Bruno Belin’den sonra, ülke futbolunun gördüğü en iyi bek Jusufi’ydi. Başarılı hücum bek, dönemin en gözde oyuncularından birisi konumundaydı.

Jusufi yeteneklerinin yanında ortaya koyduğu oyun karakteriyle de taraftarların sevgisini kazanmıştı. Asla pes etmemesi, onun en önemli özelliklerinden birisiydi. Takımının kazanması için terinin son damlasına kadar mücadele etmekten vazgeçmezdi. Ancak bunu yaparken de futbolun çirkinleşmesine izin vermezdi. Maçı kaybetse de, bunun bir oyun olduğu gerçeğini unutmaz, rakibine saygısızca davranmazdı. Jusufi, savunmada oynamasına rağmen taraftarların yoğun tezahüratını alan tek oyuncuydu.

Partizan ile Avrupa 2.liğini kazandığı yıl olan 1966, kulübüyle geçirdiği son sezon olmuştu. Sıradaki durağı, ülke dışından bir ekip olmuştu. 1960 Avrupa ikincisi olan Alman takımı Eintracht Frankfurt, Jusufi’yi transfer etmişti. Alman taraftarlar, kısa sürede yeni transferlerini coşkuyla bağırlarına basmıştı. Frankfurt ile önemli bir başarı kazanamamış olsa da, oyuncu yeteneklerini yeni ülkesinde de sergilemeye devam etmişti.

Milli takım kariyerine geri döndüğümüzde, Jusufi’nin boy gösterdiği önemli turnuvalardan birisi de 1962 Dünya Kupası olmuştu. Şili’de oynanan turnuvayı 4. olarak tamamlayan ekibin en iyi oyuncularından birisi Jusufi’ydi.

Frankfurt’tan sonra alt liglerde 2 sene daha futbol oynamaya devam eden oyuncu, 1972 yılında futbola veda etmişti. Futboldan sonraki kariyerinde bir süre teknik direktörlük yapmış, son deneyimi de 1987’de eski kulübü Partizan’da olmuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir