Almanların Çabası Yetmedi: 23 Mayıs 1973 Borussia Mönchengladbach-Liverpool Maçı

1972/73 sezonu UEFA Kupası finalinin 2. ayağı olan bu maç, muhteşem bir mücadeleye sahne olmuştu. Finalin ilk maçında Liverpool, Alman rakibini 3-0 mağlup etmeyi başarmıştı. Bu büyük avantajla çıktığı maçta taraftarların maçın bitmesi için sürekli dua ettiğine eminim çünkü sahada müthiş bir Borussia vardı. 

Almanların ilk 11’i:

Kleff, Danner, Surau, Vogts, Bonhof, Kulik, Jensen, Wimmer, Rupp, Netzer ve Heynckes.

Liverpool:

Clemence, Lawler, Lindsay, Smith, Lloyd, Hughes, Keegan, Cormack, Heighway, Toshack ve Callahgan.

Taraftar desteğini arkasına almış olan Borussia, ilk maçtaki ağır yenilginin de verdiği hırsla daha ilk dakikadan itibaren oyunu domine edeceğini gösterdi. Hızlı paslarla ilerleyen Almanlar, henüz maçın başında Rupp ile ilk önemli pozisyonunu buldu. Kulik’in ara pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan 9 numara, ayağının ucuyla topu kaleye yollamak istedi fakat top kalenin yanında dışarıya çıktı. Bu pozisyondan sonra kaleci Clemence savunmasına bağırıyordu.

Liverpool’un ilk pozisyonu ise, kullanılan serbest vuruşta gelen topa Toshack’ın yaptığı kafa vuruşuyla gerçekleşti. Arkasından bir şut fırsatından daha yararlanamadı Liverpool. O pozisyon, İngilizlerin uzun süre boyunca yakaladığı son pozisyon olacaktı.

30. dakikada Borussia ilk golü atıyordu. Wimmer ile Liverpool’lu oyuncunun girdiği ikili mücadele sonucunda İngiliz topu uzaklaştırmayı başarmış ama bu Alman forvet Rupp’a pas olmuştu. Ceza sahasında topla buluşan Rupp, topu kontrol ettikten sonra içeride bomboş bir pozisyonda olan Heynckes’e pasını atmış ve geriye topu ağlara yollamak kalmıştı.

10 dakika sonra Almanları umutlandıran 2. gol geldi. Vogts ile başlayan atak, yine Heynckes’in golüyle sonlandı. Berti Vogts, uzun bir pasla topu ceza sahasındaki Rupp ile buluşturdu. Etrafında dönüp uygun pozisyonu yakalamaya çalışan Rupp, topu kontrol ettikten sonra daha uygun durumdaki Heynckes’in önüne yuvarladı ve büyük golcü, bizim Tanju’dan izlemeye alıştığımız türden bir plaseyle topu köşeye yolladı. Bu gol, ilk yarının sonucunu ilan ediyordu.

2. yarının başında Wimmer’in ortasına boş durumdaki Heynckes kafayı vurmuş fakat top kaleye ulaşmamıştı. 2. yarı boyunca Borussia, pes etmiyordu ve Liverpool üzerinde boğucu bir baskı kurmuştu. Sonucun verdiği gerginlikle Liverpool 1-2 kez Borussia kalesine yaklaşmış olsa bile, sert Alman savunması topun kaleciye ulaşmasını dahi engelliyordu.

Yaklaşık 60. dakikada Netzer önemli bir fırsat yakalayacakken faule maruz kalmıştı. Ceza sahası yayının civarında serbest vuruş kazanmışlardı ama hakem kart gösterme gereği duymamıştı. Oysa faul yapılmamış olsaydı, Netzer ya topu sürmeye devam edip kaleciyle karşı karşıya kalacaktı, ya da kaleyi cehpeden görerek bir şut atacaktı. Serbest vuruş sonuç vermeyince, Borussia 2. yarıdaki en önemli pozisyonunu da değerlendirememiş oldu.

Maçın son dakikalarında çok tartışılabilecek bir pozisyon meydana geldi. Liverpool ceza sahası içinde iki rakip oyuncunun mücadelesi sonucunda Alman oyuncu kendini yerde buldu. Ne yazık ki farklı açılardan pozisyonu izleme imkanım olmadığı için yorum yapamıyorum ama eğer penaltı kararı çıkmış olsaydı, maçın sonucu çok farklı olabilirdi. Almanların tüm itirazlarına rağmen, hakem devam kararı verdi ve belki de maçın kaderini belirledi.

Maç Borussia’nın 2-0 üstünlüğüyle bitmesine rağmen, kupayı Liverpool kazandı. İlk maçı izlemediğim için yorum yapamıyorum ama bu maçta izlediğim Gladbach’a üzüldüm doğrusu. Bir UEFA finalinden ziyade Şampiyon Kulüpler Kupası finali tadında bir mücadeleydi. 2 büyük hocanın, Weisweiler ve Shankly’nin mücadelesinden galip ayrılan Shankly oldu. Bu iki takım, ilerleyen yıllarda da Avrupa futbolunun zirvesinde olmaya devam etti.

Bill Shankly UEFA kupasıyla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir