Julian Nagelsmann: Bundesliga’nın En Genç Teknik Adamı

Bundesliga tarihinin en genç teknik direktörü, Hoffenheim’ın 29 yaşındaki menajeri biraz taktik, biraz sosyal beceri ve birkaç galibiyetle dikkatleri üzerine çekmiş durumda.

Nagelsmann, 3-0 kazandıkları Leverkusen maçında bir golü kutluyor.
Nagelsmann, 3-0 kazandıkları Leverkusen maçında bir golü kutluyor.

Yakın zaman önce Julian Nagelsmann, Münih’in banliyölerinden Giesing’de bir iş görüşmesine katılmıştı. 20 küsur yaşındaki antrenörlük dehası, Bayern Münih’in ilgisini umuyordu. Alman şampiyonu, ülkenin en çok gelecek vadeden genç antrenörlerinden Nagelsmann’ı 23 yaş altı takımın başına geçirmeyi istiyordu. Başkan Karl-Heinz Rummenige ve sportif direktör Matthias Sammer onu oldukça iyi karşıladı. Pep Guardiola da ona güzel sözler söyledi ve sırtını sıvazladı. Ancak Nagelsmann, kendisi için Kraichgau’da hazırlanmış kariyeri, Bavyera’nın büyüsüne tercih etti. TSG Hoffenheim’ın 19 yaş altı takımını 2013/14 sezonunda şampiyonluğa ulaştırdıktan ve sonraki yıl yine finalde boy gösterdikten sonra, kulüpte gücü elinde tutan isimlerde, Landsberg doğumlu teknik adamı 2016/17 sezonunda takımın başına geçirme düşüncesi belirmeye başladı.

Ancak takımın başına gelen bir olay, Hoffenheim’ın planlarını beklenenden erken uygulamasına yol açtı. Takımın başındaki tecrübeli isim Huub Stevens’ın rahatsızlığı dolayısıyla takımdan ayrılmasıyla, Nagelsmann 2015/16 sezonunun 2. yarısında kendisini takımın başında buldu. Bu atama, beraberinde şüpheleri de getiriyordu. Henüz 28 yaşında bir teknik adam, ligde 17. sırada yer alan takımın başına geçmişti. Yerel basın, Bundesliga’nın en genç teknik adamını bir “halkla ilişkiler hamlesi” olarak görürken, bu görevlendirmeyi çılgınlık olarak ifade edenler de oldu.

Hoffenheim’ın kararı, iyi bir sonuca ulaşmıştı. Mayıs’ta takımı düşmekten kurtardıktan sonra, takımın başında bugüne kadar geçirdiği 22 maçta 39 puan almayı başardı ki ondan daha başarılı sadece Bayern ve Dortmund yer aldı. Geçtiğimiz hafta sonu Bayer Leverkusen deplasmanında alınan 3-0’lık galibiyet sonrası Kicker “Havada Şampiyonlar Ligi kokusu var” diye yazmakta çekince görmedi.

Leverkusen’e karşı alınan galibiyet, takımı ligde 4. sıraya yerleştirdi (Lider Bayern’in sadece 4 puan gerisinde). Takımın beklenmedik yükselişi, aslında bu sezonun başlangıcında yalnızca Hoffenheim’dan görmediğimiz bir durum. Lige yeni yükselen RB Leipzig 2., Hertha 3. ve Köln 5. sırada. Ancak elbette bu, durumu kolaylaştırmıyor. Hoffenheim en iyi hücumcusunu, Kevin Volland’ı kaybetmişti. Yeni isimler Kerem Demirbay, Lukas Rupp ve eski Darmstadtlı Sandro Wagner gibi oyuncular oldu. Orta sıralar için mücadele eden kulüpte artık Roberto Firmino, Carlos Eduardo veya Luiz Gustavo yoktu.

Bu durumda takımın başardığı şey, saha kenarında taktik ve oyuncu idaresi konusunda oldukça başarılı olan genç bir adamın önderliğinde harika bir birliktelik kurmak oldu. “Antrenörlüğün %30’u taktik, geri kalanı ise sosyal becerilerdir” diyor Nagelsmann. “Her oyuncu farklı yollarla motive olur ve onlara doğru şekilde yaklaşmak gerekir. Bu seviyedeki oyuncular, eğer psikolojik durumları yerindeyse, iyi bir taktik düzende başarılı olacaktır.

Futbolculuk kariyerine baktığımızda, Nagelsmann’ın çok erken sahalara veda ettiğini görüyoruz. 20 yaşındayken, Thomas Tuchel’in çalıştırdığı Augsburg 2. takımında oynarken yaşadığı bir diz sakatlığı kariyerinin sona ermesine yol açtı. Daha sonra Tuchel, Nagelsmann’ı rakipleri izlemesi için kadroya dahil etti ve 1860’da 17 yaş altı takıma geçesiye kadar çalıştı. Hoffenheim’da ise 2. takımın başına geçmeden önce as takımda asistan koç olarak çalıştı. Aynı zamanda spor eğitimine katıldı ve derece aldı.

Çikolata düşkünü olduğu bilinen genç koç, geçen Şubat ayında yaptığı ilk takım konuşması öncesinde gergin olduğunu itiraf ediyor. Maç öncesi konuşmaların kısa ve öz tutulması gerektiğini söylüyor. Sürekli yeni şeyler denemeye çalışırken, gerçek antrenörlüğün hafta boyunca yaşandığını belirtiyor. “Bir aşçı gibi çalışıyorum. Bir şeyleri karıştırıyorum, fırına veriyorum ve ortaya çıkan şeyden hoşlanıp hoşlanmadığıma bakıyorum.” diyor Nagelsmann.

Nagelsmann’ın oyun anlayışını tam olarak ifade etmek zor. Kendi neslinin tüm antrenörleri gibi, o da önemli ölçüde Ralf Rangnick’in pres oyunundan etkilenmiş durumda. Fakat o bu konuda dogmatik değil. “Rangnick’in Leipzig’i geçtiğimiz sezon ilgi çekici bir gelişme yaşadı. Başlangıçta, tehlikeli bölgede topu kazanabilmek için onu feda etmeyi göze alan bir oyun ortaya koymak istediler. Ancak birçok rakip savunma çizgisini oldukça geride kurunca, bunu yapma şansları olmadı. Bir şeyleri değiştirmeleri gerekti. Ben de top bizde olmadığında neler yapmamız gerektiğine fazlasıyla odaklanıyorum ancak hiçbir zaman bilerek top kaybına gitmeyeceğim. Günümüzde iki konuda da çözümünüz olmalı: hem toplu hem de topsuz oyunda.” diyor Nagelsmann. Hoffenheim şu anda ligde topla en çok oynayan 6. takım durumunda (ortalama %53.7).

Genç teknik adama göre taktikler oldukça ilgisiz: “Dizilişin 4-4-2 ya da 4-3-2-1 olması, 5-10 metrelik bir farka bağlı. Siz takımları sadece başlangıçta ve belki de maç içinde en fazla 7-8 kez bu dizilişe bağlı görüyorsunuz.” Ancak Nagelsmann’ın ekibi spesifik verilerin toplanmasına çok önem veriyor. Örneğin oyuncuların markaj altında geçirdikleri veya bir başka deyişle rakip pas kanallarını tıkadığı için top alamadıkları süre.

Nagelsmann’ın ismi öylesine hızlı yükseldi ki, ona hayran olmayanlar da var. Roger Schmidt hafta sonu oynanan maçta meslektaşına “kapa çeneni ve otur yerine” diyerek bağırdığı için oyundan uzaklaştırıldı. Ayrıca iğneleyici bir şekilde “futbolu icat ettiğini mi sanıyorsun?” demesi de cabası. Maç sonunda Nagelsmann Schmidt’in özrünü kabul ederken, bu tartışmanın bittiğini belirtti.

İşverenleri bu hikayenin nasıl sonlanacağı konusunda hayal kurmuyor. “Hoffenheim onun için küçük bir yer olacaktır” diyor Hoffenheim’ın destekçisi Hopp. Belki de Münih’de yeni bir iş görüşmesinin vakti sanıldığından daha yakındır…

(Yazının orijinali, the guardian’da yayınlanmıştır.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir