25 Kasım 2003 FC Internazionale-Arsenal Maçı

İngiltere’de 3-0 kazanan Inter, kendi sahasında Arsenal’i ağırlıyordu. Bu maçta, sezonu ligde namağlup tamamlayacak olan İngiliz ekip “The Invincibles” kimliğini ortaya koyacaktı…

2003/04 Avrupa Şampiyonlar Ligi B grubunda, grupta yer alan tüm ekipler arasında müthiş bir çekişme yaşanıyordu. 4. maçların sonunda Inter grupta lider durumdayken, 2. sırada ise Ukrayna temsilcisi Dinamo Kiev yer alıyordu. Lokomotiv Moskova ile Arsenal de grubun son ikisi sırasındaydı. İngiltere’de oynanan mücadele, İnter’in farklı galibiyetiyle sona ermişti. Cruz, van der Meyde ve Martins’in golleri, İtalyan ekibine galibiyeti getirmişti. San Siro’da 85 bin kişinin önünde oynanacak maçı kazandığı takdirde, Inter gruptan çıkmayı son maç oynanmadan garantilemiş olacaktı.

Alman hakem Wolfgang Stark’ın yönettiği maça takımlar şu kadrolarla çıkmıştı:

Inter: Toldo, Ivan Cordoba, J. Zanetti, C. Zanetti, van der Meyde, Lamouchi, F. Cannavaro, Materazzi, Martins, Brechet ve Vieri.

Arsenal: Lehmann, Cole, Pires, Ljungberg, Henry, Parlour, Edu, Cygan, S. Campbell, Kanu ve K. Toure.

Inter, kadrodan da anlayacağınız üzere defansif ağırlıklı bir oyunu tercih etmişti. Tecrübeli hoca Zaccheroni’nin çalıştırdığı Inter’in, Wenger yönetimi altındaki en parlak dönemini yaşayan Arsenal’e karşı neler yaptığını sizlere anlatmaya çalışacağım.

Maçın ilk önemli pozisyonunu Inter yakaladı. 5. dakikada Martins’in düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşta topun başına Vieri geldi. Kaleyi sağ çaprazdan gören bir yerden vuruşu kullanan Vieri, oldukça kötü bir vuruşla topu kalenin uzağından dışarıya yolladı.

Inter’in oyun şekline baktığımızda; geride 3 stoper (Materazzi, Cordoba ve Cannavaro), sol bekte Fransız Brechet ve sağ bekte J. Zanetti yer alıyordu. Brechet ve Zanetti ataklara destek verirken, savunmanın önünde takımın pres gücünü oluşturan C. Zanetti ile Lamouchi oynuyordu. Orta saha ile forvet arasındaki kanalda Hollandalı yıldız van der Meyde bulunurken, ileri ikiliyi Martins-Vieri oluşturuyordu. Takım her ne kadar savunma ağırlıklı olsa da, kompakt bir oyun anlayışıyla, topu ileri kolaylıkla taşıyıp, aynı zamanda güçlü bir savunma düzenini koruyabiliyorlardı.

Arsenal ise daha çok klasik 4-4-2 formunda mücadele ediyordu. Savunma dörtlüsü, soldan sağa Cole, Cygan, Campbell ve Toure’den oluşan Arsenal’de, orta sahanın ortası, Vieira’nın yokluğunda Parlour ve Edu’ya bırakılmıştı. Kanatlardan içeri girmeyi seven Ljungberg ile Pires de, orta sahanın hücum gücünü oluşturuyorlardı. Forvette ise roller, Kanu ve Henry arasında paylaşılmıştı.

10. dakikadan itibaren, Arsenal, Inter yarı sahasında daha fazla topla oynamaya başlamıştı. Bu durumda Inter, kompakt yapısını kaybetmiş, topu hücumcularıyla buluşturmak için uzun toplar kullanmak zorunda kalmıştı.

2. 10 dakikalık dilimde top daha çok Inter yarı sahasında kalmasına rağmen, Arsenal’i sonuca götürebilecek pek fazla pozisyon izleyemedik. Sadece, 18. dakikanın başında, ceza sahası önünde Kanu, topu Javier Zanetti’den geçirmeyi başarabilseydi, önemli bir fırsat doğabilirdi İngiliz ekibi adına.

21. dakikada Arsenal ilk şutunu Kanu ile buldu. Ceza sahasına girmeden sol ayağıyla sert bir vuruş yapan Kanu, topun kalenin hemen yanından çıkmasıyla istediği gole ulaşamadı.

25. dakikada beklenen gol İngilizlerden geldi. Oyunu iyice rakip yarı sahaya yıkan Arsenal, atağa soldan Cole’un taşıdığı topla başladı. Cole, sağındaki Pires’i gördü ve ceza sahasına doğru koşmaya başladı. Ceza yayında bekleyen Henry, Pires’den aldığı topu ceza sahasına giren Cole’ün önüne yollamak istedi ancak top, onu savunan Zanetti’nin baskısı yüzünden tekrar kendi önüne geldi. Kendisinden görmeye alışık olduğumuz türde bir plase vuruşla, topu Toldo’nun solundan ağlara yollamayı başardı Fransız yıldız.

Golden sonra Arsenal bir kez daha tehlikeli bir pozisyon yakalamıştı. Henry, altıpas önünde Ljungberg’i topla buluşturmak istemişti. Havadan verdiği şık pası, Ljungberg yetişemeden kaleci Toldo’nun ellerine ulaşmıştı. Inter ise, korkak futboluna devam ediyordu. Her ne kadar savunma çizgisini biraz daha ileri kurmaya başlamış olsalar da, Arsenal 2-3 pas yaptıktan sonra tekrar kendi yarı sahasına çekiliyordu. Ancak, orta sahada Edu’nun verdiği kötü pas, Parlour’un ayağından sekince, İnter için iyi bir kontra atak fırsatı doğmuş oldu. Topu kapan Cristiano Zanetti, soldan kaçan Vieri’yi topla buluşturdu. Topu önüne alır almaz vuruşunu yapan golcü, şansının da yardımıyla golü atmayı başardı. Campbell’ın ayağından seken top, Lehmann’ın üzerinden geçip direğin altına vurarak ağlarla buluşmuştu. Lehmann’ın müdahalesi yeterli olmamıştı.

33. dakikada gelen golden sonra her 2 ekipten bir süre tehlikeli bir pozisyon izleyemedik. 38. dakikada, van der Meyde’nin düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşu Materazzi iyi bir vuruşla değerlendirdi ancak köşeye doğru giden topu Lehmann çıkardı.

İlk yarı karşılıklı gollerle 1-1 sona erdi. Arsenal’de gözüme çarpan isimler, sol kanattan ileri çıkışlarıyla Ashley Cole ve müthiş tekniğiyle Robert Pires oldu. İnter’de Martins hücumda hareketliydi ama sonuca ulaşamadı. Orta sahada da Cristiano Zanetti bir dinamo gibi çalıştı adeta.

2. yarı golle başladı. 48. dakikada İnter’in kullandığı taç atışında Pascal Cygan araya girmiş ve topu sol açıkta bomboş durumdaki Henry’ye kazandırmıştı. Henry ceza sahasına girip 3 adamı üzerine çektikten sonra içeriye aniden giren ve boş durumda kalan Ljungberg’e topu çıkarmıştı. İsveçli oyuncu da, çaresiz durumdaki Toldo’yu avlayarak takımını 2-1 geçirmişti. Materazzi ve Cordoba Henry’yi durduramazken, Ljungberg’i tutamayan Cannavaro da ofsayt itirazıyla elini kaldırmakla meşguldü. Aslına bakarsanız, Cannavaro itirazında haksız değildi. Ljungberg, tüm İnter savunmacılarından daha yakındı kaleci Toldo’ya.

Golden hemen sonra Cannavaro’nun kafası Lehmann’ın kucağında kaldı. 53. dakikada Arsenal gole çok yaklaştı. Kanu’nun pasıyla İnter savunmasını gafil yakalayan Henry, yanında boş durumdaki Pires’e topu aktarmak isterken top Ivan Cordoba’ya takıldı ve Arsenal yüzde yüzlük bir gol pozisyonunu değerlendirememiş oldu.

60. dakikaya geldiğimizde, günün etkisiz ismi Lamouchi oyundan çıktı ve yerine bir başka dinamo Almeyda girdi. Acaba oyuna onunla başlamış olsaydı, skor farklı olabilir miydi diye sormadan edemiyorum kendime. Bu değişiklikten hemen sonra, Zaccheroni gollerin faturasını Cannavaro’ya kesmiş olmalı ki oyundan çıkartarak yerine Pasquale’yi soktu.

62. dakikada kaleyi cepheden gören, ceza yayının hemen önünden bir serbest vuruş kazandı Inter. Van der Meyde’nin çok sert vuruşu, kalenin üzerinden hızla auta çıktı. 5 dakika sonra Henry ceza sahasına büyük bir hızla girdi ve son çizgiye varır varmaz içeriye sert bir orta gönderdi ancak topa kimse dokunamadı.

70’li dakikalarda karşılıklı 2 değişiklik izledik. İnter’de bekleneni veremeyen van der Meyde çıktı, yerine Arjantinli Cruz girdi. Arsenal’de ise çıkan isim Kanu, giren de defansif orta saha Gilberto Silva oldu.

Cruz girer girmez çok etkili bir orta yapmayı başardı. Sol çaprazdan arka direğe doğru yolladığı topa zor pozisyonda Vieri dokunmayı başardı fakat gol için yeterli olmadı. İlerleyen dakikalarda İnter oyunu rakip sahada oynamaya başladı ama bir türlü kaleci Lehmann’ı geçmeyi başaramadı.

Öte yanda, Arsenal de Henry’nin hızıyla pozisyonlar bulmaya devam ediyordu. 78. dakikada yine soldan içeriye hızla giren Henry, plase vuruşla Toldo’yu avlamak istedi ama Toldo’nun müdahalesiyle top kornere çıktı.

Kanu çıkınca, Ljungberg forvete geçip kontra ataklarla İnter’i vurmaya çalışıyordu. 83. dakikada Martins ceza sahasında önemli bir fırsat yakaladı ama en az onun kadar hızlı Cole’ün zamanında müdahalesiyle gol şansını değerlendiremedi. Kullanılan korneri takip eden pozisyonda, tüm Interli oyuncular ileride olduğundan, topu alan Henry, onlarca metre boş sahada topu sürerek Inter ceza sahasına kadar girdi. Kendisine öylesine güveniyordu ki, yanındaki Zanetti’nin yerini almasına izin verdikten sonra, onun sağından hızla geçip giderek şut fırsatını yaratmış, ve yerden köşeye sert vuruşuyla da Toldo’yu mağlup etmeyi başarmıştı.

88. dakikada Ashley Cole, kendi yarı sahasının sol çaprazından attığı uzun pasla, saç açıkta boş durumdaki Henry’i topla buluşturdu. Henry de penaltı noktasına doğru yerden bir ara pas denedi. Kimsenin vuramadığı topa arkadan gelip yetişen Edu vutunca, skor 4-1 oldu. Bu golden sonra maçın yıldızı Henry oyundan çıktı, yerine genç Fransız Aliadiere girdi.

İnter’in artık oyundan iyice koptuğu son dakikalarda maçın sonucunu ilan edecek gol geldi. Sağ kanatta Brechet’in hatasıyla topu önünde bulan Aliadiere, içeride Pires’i gördü. Biraz mücadeleden sonra şut fırsatını bulan Pires de, takımının 5. golünü attı.

Bu farklı yenilgiye rağmen, Inter’in gruptan çıkma şansı sürüyordu ancak 1-0 önde oldukları Dinamo Kiev maçında 85. dakikada yedikleri gol, Şampiyonlar Ligine veda etmelerine neden oldu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir