25 Kasım 1992 FC Porto-PSV Eindhoven Maçı

1992/93 sezonu Şampiyonlar Ligi B grubu ilk maçında, Portekiz ekibi Porto, kendi sahasında güçlü PSV Eindhoven ile karşı karşıya geldi. 80’li yılların sonlarında Avrupa şampiyonu olmuş bu iki takım, yine güçlü kadrolarla mücadelesine devam ediyordu. Size bu iki güçlü ekibin karşılaşmasını kısaca anlatmak istiyorum.

Maça hızlı başlayan taraf Porto oldu. İleri uçta ayak basmadık yer bırakmayan Kostadinov, PSV savunmasını zorlayacağını baştan herkese gösterdi. 8. dakikada Couto’dan aldığı pasla, rakip yarı sahanın ortasında topla buluşan Bulgar yıldız, yaptığı verkaç sonucunda PSV savunmasının arkasına sarkıp ceza sahasına girmeyi başardı. Sol ayağıyla kalecinin kapadığı köşeye doğru yerden şutunu atan oyuncu, gole ulaşamadı. Tecrübeli kaleci Van Breukelen iyi bir refleksle topu tutmayı başardı.

Bu pozisyondan birkaç dakika sonra, Porto, PSV kalesini Jorge Couto ile yokladı. Kalecinin kısa düşen pasında ceza sahasının hemen önünde topla buluşan Couto, önündeki savunma oyuncularına rağmen sağ ayağıyla topu kalecinin üstünden aşırtmayı denedi ama top Van Breukelen’in kucağına gitti.

Porto’nun oyun anlayışına baktığımızda, savunmanın ortasında Ze Carlos ve Aloisio yer alırken, Aloisio topla oynamayı seven ve fırsat bulduğunda topla birlikte ileri çıkmaya gayret eden bir oyun sergiliyordu. Sol bekten hücuma katkıda bulunan isim Fernando Barbosa, sağ bekten de Joao Pinto’ydu. Takımın oyun kurucusu, merkez orta sahada oynayan 10 numaralı Semedo’ydu. Yanında Rui Filipe ona destek oluyordu. Kanatlarda, solda 11 numaralı Jorge Couto, sağda da Jaime Magalhaes yer alıyordu. Forvette, santrafor arkasında hareketli oynayan isim Kostadinov iken, takımın en ileri ucunda Domingos oynuyordu.

PSV’de ise daha dağınık bir oyun söz konusuydu. Savunmaya baktığımızda, sağ bekte Linskens, önündeki Vanenburg’a destek oluyordu. Savunmanın geri kalanında, Van Tiggelen ve Heintze yer alırken, bu 2 isme sık sık Erwin Koeman ve Popescu yardımcı oluyordu. Koeman ve Popescu, Ellerman ile birlikte genellikle savunmanın önünde oynayıp rakibi ilk karşılayan ve aynı zamanda hücuma da destek olan isimlerdi. Sol kanatta PSV’nin güvendiği isim, Arthur Numan’dı. Hücumda sağ tarafa yakın oynayan Kieft ve en ileride Brezilyalı yıldız Romario oynuyordu. İlk 10 dakikada topla oynama şansu bulamayan Romario, geriye gelip top almaya çalışmaya başlamıştı.

12. dakikada Portolu Semedo, kendi yarı sahasından attığı harika pasla Domingos’u tam ceza sahası çizgisi üzerinde topla buluşturdu. Bulgar yıldızın topu kontrol edecek vakti yoktu ancak sağ ayağıyla topa dokunabilmiş, üstelik topu iyi kontrol ettiği söylenebilir, kalesini terk eden Van Breukelen’e takılarak düşmüştü. Hakem devam etmesini istemişti oyunun.

25. dakikada yine ceza sahasına atılan bir uzun topla Porto tehlike yarattı. Kostadinov’un kontrol edemediği topu hemen Domingos aldı ve topu biraz sürdükten sonra yerden kalkıp kale önünde pozisyonunu alan Kostadinov’a verdi. Bulgar forvet, karşısındaki oyuncuyu çalımlayıp sol ayağıyla şutunu çekti ama kaleci ayağıyla gole engel oldu.

35. dakikada Porto yarı sahasından bir kontra atak doğdu. Domingos’tan aldığı pasla sağ kanatta hızla ilerleyen Joao Pinto, önünde koşan Kostadinov’u topla buluşturdu. Kostadinov topu kontrol ettikten sonra, ceza sahası içindeki arkadaşına pas vermek istedi ancak top PSV savunmasından sekerek havalandı. Top, geriden koşarak gelen tecrübeli yıldız Magalhaes’in önüne düştü ve o da muhteşem bir vuruşla, yerinde hareketsiz kalan Van Breukelen’e selam çakarak topu köşeden ağlarla buluşturdu.

Golden 3 dakika sonra PSV Romario ile gole yaklaştı. Kaptan Vanenburg, attığı uzun pasla Romario’yu ceza sahası çizgisi üzerinde topla buluşturdu. Büyük golcü, top daha havadayken Baia’yı aşırtma vuruşla avlamak istedi ama top üstten auta çıktı. Bu, PSV’nin ilk önemli pozisyonuydu. PSV, savunmasını daha ileride kurmaya başladı. Bu da bazı açıklar vermesine sebep oluyordu. Böyle bir anda, Porto sağ kanattan PSV kalesine doğru ilerledi. Açılan ortada ceza sahası içinde Kostadinov topla buluştu, buluşur buluşmaz da penaltı noktası üzerindeki Domingos’u gördü. Domingos gol vuruşunu yapamadan kendini yerde bulurken, top da kalenin yanından dışarı çıktı. Domingos hakemin üzerine koşarken, hakemin kararı köşe vuruşu oldu.

43. dakikada, sağ kanatta serbest vuruş kazandı PSV. Vanenburg, topu diğer kanada, Numan’a yolladı. Numan ile Popescu arasında paslaşmadan sonra, top ceza sahası sol çaprazında boş kalan Koeman’a geldi. Koeman, topu alır almaz, kale önüne güzel bir orta yolladı. Fırsatçı Romario, onu takip eden savunma oyuncusuna rağmen topa çok güzel dokunmayı başardı ve takımına golü kazandırdı.

2. yarıdaki ilk tehlike Porto’dan geldi. Ceza sahasına kaleyi sağdan gören noktadan giren Domingos, güzel bir çalımla topu sol ayağına aldı ve çaprazdan kaleyi gördü. Ancak, attığı şut PSVli savunma oyuncusuna çarpıp dışarı çıktı.

Yağmur, zemini bozduğu için oynamak her dakika daha da zorlaşıyordu. Böyle anlarda yakalanacak pozisyonlar çok daha değerli hale gelmişti. 53. dakikada Numan’ın anlamsız geri pası, savunmanın gerisine düşünce, fırsatçı Domingos topu koşarak aldı. Ceza sahası sol çizgisi üzerinde topu alan Domingos, karşısındaki kaleciyi yere yatışmış olmasına rağmen, çalımlayamayınca, takımını golden etti.

2. yarıda PSV oyun anlayışını, ilk yarının başına göre oldukça değiştirdi. Porto’nun etkili sağ kanadına karşı, Ellerman’ı da Numan ile birlikte sol kanada yerleştirdi. Numan’ın önünde oynamaya başlayan Ellerman, sık sık içeri kat etmeye çalışıyordu. Bu taktik, Porto’nun sağdan gelen akınlarını kesmiş ve oyunu dengelemişti.

59. dakikada, Vanenburg, görmeye alıştığımız driplinglerinden birisine daha imza attı. Porto kalesini sol çaprazdan gören bir bölgede topu alan yıldız oyuncu, 2 oyuncuyu çalımladıktan sonra ceza sahası önünde düşürüldü. Kaleyi cepheden gören noktadan serbest vuruşu kullanan Romario, sağ ayağıyla yaptığı şık plaseyle topu köşeden ağlara yolladı.

Romario’nun serbest vuruştan attığı gol.

Golden sonra PSV yine kendi sahasına kapandı ve skoru korumayı amaçlayan bir oyun içine girdi. Porto’da Semedo yerine Antonio Ribeiro oyuna dahil oldu. Sağ kanada geçen Ribeiro, PSV savunmasını zorlamaya başladı. 65. dakikada bir verkaç sonucunda ceza sahasına giren oyuncu topu yerden arka direğe doğru yolladı. Arka direkte topla buluşan oyuncu, topu kaleye atmak yerine dışarı yolladı.

73. dakikada, Porto’da soldan içeri kat eden oyuncu, pasını Domingos’un koşu yoluna doğru atmak istedi ancak Domingos topu almadan kendini yerde buldu. Ceza sahası yayı üzerinde çok tehlikeli bir serbest vuruş kazandı Porto. Bundan da önemlisi, hakem, faulü yapan Van Tiggelen’e direkt kırmızı kart göstererek PSV’nin 10 kişi kalmasını sağladı. PSVli oyuncular itiraz etti ama hakem kararını değiştirmeyecekti. Çok ağır bir karardı doğrusu. Van Tiggelen sahayı terk ettikten sonra sıra serbest vuruşu kullanmaya geldi. Portolu oyuncuların kurnazca topa dokunmasıyla baraj anlamını yitirdi ve topu önünde bulan Carlos sert bir şut yolladı PSV kalesine. Savunma oyuncusuna çarpan top, kaleciyi de şaşırttı ve boş ağlara doğru gitti. Bu tartışmalı andan sonra, skor 2-2 oldu.

Maçın geri kalan dakikalarında Porto adeta tek kale oynadı. Özellikle Kostadinov’un soldan geliştirdiği ataklarla tehlike yarattılar fakat hiçbiri sonuç vermedi. Maçın son anlarında, gole çok yaklaştılar ama PSV savunması topu çizgiden çıkarmayı başardı. Bir serbest vuruş organizasyonunda, barajdan dönen topu tekrar ceza sahasına yollayan Portolu oyuncular, Joao Pinto’yu kaleciyle karşı karşıya bıraktı. Pinto da topu kalecinin üstünden aşırtmayı başardı ama son anda PSVli oyuncu gole izin vermedi. Maç da bu sonuçla sona erdi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir